Muhittin Gümüş Türkolog · Eğitimci
Türkolog · Eğitimci · Yazar

Muhittin Gümüş

Öğretim Görevlisi · Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi

Ankara’dan Taşkent’e, Taşkent’ten Bişkek’e uzanan otuz yılı aşkın bir yolculuk: Türkçenin yabancılara öğretimi, Türk lehçeleri, çeviribilim ve Türk dünyası gençlerinin geleceğe hazırlanması.

Bişkek · Manas Üniversitesi

Türk Dünyası

  • Türkiye
  • Azerbaycan
  • Kazakistan
  • Kırgızistan
  • Özbekistan
  • Türkmenistan
  • KKTC
  • Macaristan
35+Yıllık Hizmet
3Başkent: Ankara, Taşkent, Bişkek
7Kitap ve Sözlük
26Yönetilen Tez
Ana Sayfa › Yazılar

Nezakete Bakın...

Ekim 18, 2025 Tanrı Dağlarından

Mahir Bey üniversiteden emekli olduktan sonra ameliyat olmuş ve bacağındaki sıkıntısı önemli derecede azalmıştı. Daha dikkatli ve düzenli yürümek zorundaydı. Şehrin merkezinde bulunan Musiki Cemiyetindeki sohbete katılmak için erkenden çıktı yola. Yürüyerek yarım saatte ulaşacağını düşünüyordu. Yolun solunda şehir, sağında kaldırım ve ırmak vardı. Irmak sahilinde yürürken geçen arabaların sayısı hafta içine göre daha azdı.

Yolun bazı yerlerinde gece yağan yağmurdan kalan su birikintileri vardı. Kimi arabaların sürücüleri özellikle suyu sıçratarak geçiyor, kimileri de yaya kaldırımındakileri düşünerek ihtiyatlı gidiyordu.

Beyaz otomobil sürücüsü eşini ve çocuklarını baba ocağına götürmüş, dönerken ırmak sahili tarafında çınar ağaçlarından dökülen sonbahar yapraklarına basıp da kaymayayım diye ihtiyatla yürüyen Mahir Amcayı görünce yavaşça durdu. Bu arada Mahir amca da kendine yol veya adres soracak zannederek:

- Buyurun evladım...

-Affedersiniz amca... Az önce buradan geçerken size su mu sıçrattım ben?

-Yoo... Hayır...

-Ama ben geçtikten sonra üstünüze ve yere, çevreye pek fazla baktınız. Aynadan öyle gördüm. Şu anda yağmur da hafifçe devam ediyor.

- Hayır evladım. Üstüme sıçrayan bir şey olmadı ama dikkatli yürümem lazım. Yapraklara basıp da kayıp düşmeyeyim diye özen göstermeliyim. Doktor öyle dedi...

- Öyle mi? Geçmiş olsun. İstediğiniz yere ben götüreyim sizi amca. Üstelik yorulmazsınız böylece... Ne dersiniz?

-Zahmet olmasın size... Mûsiki Cemiyetine kadar gideceğim.

-Ne zahmeti amca. Yolumun üstünde zaten... Hadi binin lütfen.

Mahir Bey 69 yıllık ömründe böyle bir nezaket ve saygıyı en son ne zaman gördüğünü hatırlamıyordu.

-Ne iş yapıyorsun evladım?

-Şoförüm... Makam şoförü.

-Kimin? Hangi kurumun?

-Vakıflar Bölge Müdürünün efendim.

-Yolda giderken "Yayalara su sıçrattım mı acaba?" diyen ve bunun için de özür dileyen birini ne gördüm ne de duydum. Bu terbiyeyi kim verdi sana? Allah anandan babandan razı olsun.

- Ailemle öğretmenlerimin hakkı çoktur üzerimde ama Müdürümüz makam şoförlüğüne beni seçtiği gün kendi şahsi arabasıyla bütün şehri gezdirdi. Şaşırdım... İki saat içinde bana ne kadar büyük ders verdiğini akşam eve döndüğümde eşime anlatırken fark ettim. Benden önce makama saygı, makamdan önce de insana, topluma, kurallara saygı gerekli, dedi. Pek çok nasihatin içinde "Sakın ola ki arabayla kimseye su sıçratmayasın! Eğer sehven yahut kazarâ sıçrattıysan o insanlardan özür dile... Arabayla evine götür elbisesini değiştirmesini bekle ve işine kadar götür..." demişti. Ben de onun için hep dikkat ederim.

-Yâhû evladım... Ne güzel insanlar varmış bu memlekette... Allah senden ve Müdüründen razı olsun. Bunu her yerde anlatacağım.

- Sağ olun amca... İşte geldik tarihi Musiki Cemiyeti binasına... Zaman zaman bizim Bölge Müdürü de uğrar buraya. İyi bir tambur ustasıdır. Meşk etmeye gelir.

- Eyvallah delikanlı. İsmini bağışla lütfen.

- Yavuz benim adım...

-Senin karakterin daha çok Yavuz'a değil, Selim'e benziyor. Neyse latifemden dolayı kusura bakma evlat. Allah'a emanet ol.

Bu vedanın ardından Mahir Bey Musiki Cemiyetine girene kadar derin düşüncelere daldı... Hoş bir şaşkınlık iyi gelmişti ona.

Allah'ım... Zamandan, bu devirden şikayetçi olanlar böyle insanlara denk gelseler ne düşünürler acaba, dedi içinden.

Şoför Yavuz'dan ziyade Vakıflar Bölge Müdürünü merak ettim şimdi... Cemiyetin başkanı Süreyya Bey, sürpriz konuklar ve şahsiyetler olacak demişti ama kendisi gibi üst düzey emekli olanlardan başka kimler olabilir diye düşünürken kapıda beliren Süreyya Bey gür sesiyle "Hoş geldiniz Mahir Beyciğim... Az sonra Vakıflar Bölge Müdürü de gelecek. Onun sohbeti ve tambur meşki ile güne başlayacağız. Bir kaç dakika bekleyelim de karşılayalım.

Büyük bir şaşkınlık içinde:

- Hay hay Süreyya Bey...

İşte geldi Nahit Ulvi Bey de...

- Şahsi arabasıyla gelmiş ve arabasını park edip gelir buraya... Özel işlere makam aracı ile gelmez. Zaten bugün hafta sonu...

Mahir Bey, şoför Yavuz'un bugünkü nezaketinin saygısının mimarı olan Nahit Ulvi Bey'e gözleri dolu dolu baktı...

Bir saat süren sohbette gönülden sesler yükseldi. Yürekten nağmeler ve hakikatten sözler söyleyen adamı bütün ahaliye, şehre anlatmak benim boynumun borcu dedi...

İyi insanları ve iyilikleri anlatmak farz olmasa da vacip olsa gerek...

Âlimin ilmi, hükümdarın adaleti, zenginin cömertliği, fakirin duası bütün âlemdeki insanoğlunu hak yolunda sırattan cennete rahatça geçirmeye sebeptir.

İdare ehlinin liyakat derecesi, edebi, terbiyesi, ahlâkı, duası; milletin refahı, huzuru ve kalkınması için çok önemlidir. İş ve meslek ahlâkı eksik olanların dünyada başka her bir şeyi olsa da kıymeti harbiyesi yoktur.

Türk milletinin içinde niceleri var ki Nahit Ulvi Bey gibi asildir... Asalet mühim ve gereklidir.

Tanrı Dağları'ndan selamlar

Muhittin Gümüş

Muhittin GümüşTanrı Dağları’ndan
İlgili Yazılar
Yayınlar

Kitaplar ve Sözlükler

Türk lehçelerinin söz varlığına dair karşılaştırmalı eserler.

1995

Türkçe Açıklamalı Azerbaycan Atasözleri

Prof. Dr. Mehman Musaoğlu ile birlikte

1995

Türkçe Açıklamalı Türkmen Atasözleri ve Bilmeceleri

Prof. Dr. Sapar Kürenov ile birlikte

1995

Türkçe Açıklamalı Özbek Atasözleri

Doç. Dr. İbrahim Yoldaşev ile birlikte

2008

Kırgızca-Türkçe-Rusça Konulu Sözlük

B. Sagınbayeva, İ. Şahin, E. Tölökova ile birlikte

Bütün Eserler
Arşiv

Foto Galeri

Kırgızistan’dan kareler — Burana’dan Song-Köl’e, boz üyden Tanrı Dağları’na.

Burana Kulesi · Balasagun
Song-Köl · Yaylada atlar
Boz üy · Yayla
Alay Dağları
Bozkır
Dağ geçidi
Karlı zirveler
Toktogul
Yeşil yamaçlar
Burana · Balasagun
Ala Arça
Tanrı Dağları

“İlim ve sanat, iltifat görmediği memleketten göç eder.”

İbn Sînâ · 980–1037

Arşivden

Videolar ve Söyleşiler

Televizyon programları, söyleşiler ve proje kayıtları.

Türkçeye gönül verenlerle…

Öğretim, yayın ve proje iş birlikleri için iletişime geçebilirsiniz.

İletişime Geç