Yüce Allah, kuşu yaratırken uçma eğitimi almasını gerektirecek bir biçimde yaratmadı.
Balığı yaratırken suda yüzme eğitimi almazsa balık olamaz demedi.
Ağacı yaratırken de toprağa kök salmak için başka bir iradenin eline bırakmadı.
Eğer balık suda değil karadaysa, kuş havada değil sudaysa; fidan, ağaç, tohum, çekirdek toprakta değilse yanlış yerdedir demektir.
Doğru yerde değilseniz doğru, hakiki ve asıl işlerden uzaksanız kime ne fayda getirir?
İnsan oğlu da ruhen ve bedenen doğru yerde hatta dosdoğru yerde olursa bilgi, beceri ve yeteneklerini de doğru biçimde doğru şeyler için kullanma imkânı bulur.
Siyasette, memuriyette, iş ve emek çevresinde ruhen ve bedenen doğru yerde değilseniz verimsiz, faydasız biri olarak boş yere oksijen tüketen gereksiz bir varlık muamelesi görmeniz kaçınılmazdır.
Mekân önemli de zaman önemli değil mi her varlık için?
Zeytin ağacının bile yetişeceği iklimin şartları kendine mahsustur...
Yüksek irtifada, karlı, buzlu yerlerde zeytin ağacı yaşamaz.
Güller çiçekler hep mevsiminde açar... Ne erken ne geç...
Doğru yerde olsanız da o mekânda doğru zamanda olmanız daha mühimdir.
Yersiz ve zamansız varlığın hükmü yoktur...
Tabiata aykırılıktan yola çıkarak insan da doğru yerde ve doğru zamanda olmakla üretken, verimli, katkı sağlayıcı, lüzumlu insan olunur.
Bu insan ahlakıyla, edebiyle, terbiyesiyle, bilgisiyle, beceri ve yetenekleriyle toplumun, milletin ve dolayısıyla insanlık âleminin hayrına çalışır.
Yanlış yerde ve yanlış zamanda doğrular dahi söylenmemeli...
Taşa ekilen tohum olmayınız! Çünkü "Bin bahar geçse de taş yeşermez"
"İnsan için en zor olanı her gün insan kalabilmektir." Doğru zamanda ve doğru yerde insan/adam olmak harikadır...