İddialı olsa da hakikaten Türkçenin en değerli kavramlarından biridir. Milletimizin her mensubuna yakışan birkaç kıymetli sıfattan biri vefalı/vefakâr sözleridir... "Vefalı Türk geldi yine
Yol ver Türk'ün bayrağına..."
Demek ki “Türk beklenendir...”
Biliyordum bir gün mutlaka Türkler gelecek diyen Bosnalı annenin gözündeki nur karakışın karını buzunu eritiyordu.
Bosna'da bayrak olmak, Yukarı Karabağ'da B(b)ayraktar olmak, büyük Türkistan'da bayraklarla Çin Seddi'ne kadar gür bir seda ile hür olmaktır...
Mutlaka bir gün Tanrı Dağları'ndan kardeşlerine ses ve selâm vermektir vefa…
Hikâye uzun ama vefalı olmak zor değildir... Vefalı davranmak âdetten değilse de asalettendir...
Vefa, sözünde durma, verilen sözü yerine getirme, sevgide süreklilik, bağlılık ve sadâkat gibi anlamlara gelmektedir.
Vefası, sevgisi gerçek ve kalıcı olana vefalı veya vefakâr denir. Bunun aksine, vefalı olmayan; sevgisinde, dostluğunda sebat göstermeyene de vefasız adı verilir.
Sıkça kullandığımız ahde vefa ise “verilen söze ve yapılan sözleşmeye bağlılık” demektir.
Vefa kavramı, ahlak, tasavvuf, hukuk başta olmak üzere pek çok disiplin içerisinde çeşitli anlamlarda kullanılan önemli bir kavramdır.
Kur’ân’da ve Hz. Muhammed (s.a.v)’ın sözlerinde vefa ve onunla eş anlamlı pek çok kavram geçmektedir.
İslâm tasavvufunda vefa deyince akla önce “ruhun dürüstlük içinde bulunması; ezelde, Bezm-i Elest’e Allah’a verilen söze, misaka bağlı kalmak; insanlara verilen ahdi korumak (ahde vefa)” gelmektedir.
Vefa, hatırlamak, kopmamak, ayrılmamak, terk etmemek, sorumluluğu hissetmektir.
Vefa, kendini bilmek, dönüp bakmak, unutmamaktır.
Vefa, dostluğun asaletine ihanet katmamaktır.
Vefa, sözünde durmak, sadakat göstermek, zor zamanları beraber aşmak, içten bağlılık, güçlü dostluk, sevdiklerimizin sevinciyle sevinmek, acı ve üzüntülerini paylaşmaktır.
Söylenecek çok şey var elbet…
Selam ve dua ile...
Vefalı Türk geldi yine Yol ver Türk'ün bayrağına...
Vefalı dostlara selam olsun…