Aksiliğimiz tutunca "Sözüm meclisten içeri" deriz bazen. Alışılan kimi kalıp sözlerimiz, deyimlerimiz veya atasözlerimiz vardır. Biraz ağır kaçan eleştirel sözler sarf ederken bulunduğu meclise saygısızlık etmeme nezaketine sahip lâtif ve nahif karakterler "Sözüm meclisten dışarı" derler... Maksat, kavga çıkarmak veya çekişmek, kinayeli sözler etmek değildir... Biz bu defa içeri dedik latife olsun diye...
Eğer içinizde insan ruhunu taşıyorsanız ve batıla karşı hakikatin yanında duruyorsanız işte o zaman yer ve gök sizi alkışlar, güneş saygıyla eğilir ve yıldızlar huzurunuzda sevinçle ve coşkuyla raks eder.
Dünyada yetkiniz, öz ihtiyarınız/ iradeniz/öz erkiniz varken mazlumun hakkını ödemeden, fakirin refahını sağlamadan, zenginin huzurunu temin etmeden size de rahat, huzur, refah ve esenlik yoktur.
Devlet adamı yahut sıradan bir vatandaş olsanız da huzurlu bir iç ve dış dünyanız yoksa ay'ın, güneşin ve yıldızların ihtiramını bırakın size cennet gibi her mekân zindan olur.
Bunun için insanlık âleminin tertemiz kudretlilerinin evrensel anlamdaki asaletli milletlerde hak ettiği seviyede adaleti tesis etmek gibi sorumluluğu vardır.
Yusuf Has Hacib'in Kutadgu Bilig'indeki her bir kahraman gibi aziz Türk milletinin hatırına ve insanlık âleminin hayrına erdemli, ahlaklı ve vefalı olmak sıfatlarını taşımak mecburiyeti de olmalıdır.
İnce siyasi taktikler ve konjonktür gereği söylenenler ile hakikat arasındaki incelikleri bilmektedir bizim devlet irademiz...
Büyük Türk milletinin "Ne mutlu Türküm diyene!" sözünü de gönülden haykıra haykıra söyletecek kudrete de ulaşmaktan geri kalacağını düşünmüyorum.
Atatürk'ün "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir "sözü de evrensel değer hâline gelmiştir. Aksi hâlde karanlık bir tünelde ebediyen yarasa olmaktan başka hiçbir işe yaramaz olur cahiller...
Yeter ki ruhumuzda var olan insanlık duygusunu gururla taşırken hakikat yolunda dimdik giderken mazlumlar bir bir çiçekler sunarken de insan olduğumuzu hatırlarız.
Gökten zembille inmeyen tarihin kahramanları ile tarih yaratan Hun, Göktürk, Karahanlı, Gazneli, Selçuklu ve Osmanlı'dan bugüne Türkiye Cumhuriyeti devleti bizimdir...
Gökteki yıldızlar ile yerdeki her bir taş, kum, çakıl, toprak ile bitki ve hayvanlar; hava, su, toprak ve ateş selâm versin sevgine, saygına ve merhametine... Gıpta etsin bütün mevcudat senin başarına ve adaletine...