İstiklâl mi, kurtuluş mu? İstikbal mi, gelecek mi? İstikrar mı, stabilizasyon mu? Bazen "ak mı, beyaz mı; kara mı siyah mı?" deriz ya hani... Çoğu zaman yukarıda adı geçen kelimeler, kavramlar aynı anlamda sanılır. İstiklâl bağımsızlık anlamında, Özbek Türkçesinde "müstakillik" de denir. Kırgız Türkçesinde "erkindik(özgürlük)", "köz karandı emes(bağımsız)" anlamındadır.
İstiklâl: Bu kavram hürriyetin ve bağımsızlığın en gür sesidir. Milletin kendi kaderini tayin etme hakkını, hiçbir güce boyun eğmeden yaşama iradesini ifade eder. İstiklâl, Türk milletinin tarih boyunca uğruna can verdiği, bayraklaştırdığı bir değerdir. Çünkü bağımsızlık olmadan ne kültür korunabilir ne de gelecek kurulabilir.
İstikbâl; gelecek ve karşılama anlamlarına sahiptir Geleceğin ışığıdır. Milletin yarınlara dair umudu, çocukların gözlerindeki parıltı, gençlerin hayallerindeki ufuktur. İstikbâl, sadece zamanın ilerleyişi değil; aynı zamanda milletin kendi değerleriyle yoğrulmuş bir geleceği inşa etme azmidir. Türk milleti için istikbâl, maziden aldığı güçle yarına yürümek demektir. "İstikbâl de dahi harici ve dahili bedhâhların olacaktır..." derken kim saldıracak demeyelim... Unutmayalım.
İstikrar: Düzenin, güvenin ve sürekliliğin adıdır. Bir milletin köklü bir devlet geleneği kurabilmesi, toplumsal barışı ve ekonomik gücü sürdürebilmesi istikrarla mümkündür. İstikrar, dalgalı denizlerde gemiyi rotasında tutan sağlam dümen gibidir; milletin yolunu şaşırmamasını sağlar. Türk Milleti için önemi: Bu üç kavram, birbirini tamamlayan bir zincirin halkalarıdır: - İstiklal olmadan istikbal kurulamaz. - İstikbal olmadan istikrar korunamaz. - İstikrar olmadan istiklal ve istikbal güvence altına alınamaz.
Türk milleti, tarih boyunca bu üç değeri bir arada yaşatmayı başarmış; bağımsızlığını koruyarak geleceğini inşa etmiş, geleceğini kurarken düzenini ve devlet geleneğini sağlamlaştırmıştır. Bu yüzden istiklal, istikbal ve istikrar, Türk milletinin varlık sebebi ve bekasının teminatıdır. İstiklal, göklerde dalgalanan bayraktır. İstikbal, ufukta doğan güneştir. İstikrar ise toprağa kök salmış çınardır. Üçü bir arada, Türk milletinin ebedî yol haritasıdır.