Muhittin Gümüş Türkolog · Eğitimci
Türkolog · Eğitimci · Yazar

Muhittin Gümüş

Öğretim Görevlisi · Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi

Ankara’dan Taşkent’e, Taşkent’ten Bişkek’e uzanan otuz yılı aşkın bir yolculuk: Türkçenin yabancılara öğretimi, Türk lehçeleri, çeviribilim ve Türk dünyası gençlerinin geleceğe hazırlanması.

Bişkek · Manas Üniversitesi

Türk Dünyası

  • Türkiye
  • Azerbaycan
  • Kazakistan
  • Kırgızistan
  • Özbekistan
  • Türkmenistan
  • KKTC
  • Macaristan
35+Yıllık Hizmet
3Başkent: Ankara, Taşkent, Bişkek
7Kitap ve Sözlük
26Yönetilen Tez
Ana Sayfa › Yazılar

Sanat kıymetten düşünce

Haziran 09, 2025 Tanrı Dağlarından

YİNE OKUNMAYACAK LÜZUMSUZ ŞEYLER YAZDIM... (8 Haziran 2021) Sanat, sanatkâr...

Beste, bestekâr...

Güfte, güftekâr...

Hânende, sâzende vb. musikişinaslar için çok kıymetl söz ve terimlerdi. Sanat kıymetten düşünce neler oldu baksanıza. Sanatkâr oldu sanatçı... Bestekâr oldu besteci... Güftekâr oldu söz yazarı... Hânende oldu şarkıcı... Sâzende oldu sazcı/çalgıcı... Sanat dendiği zaman yalnızca sahne sanatları; müzik ve eğlence dünyasının saygıdeğer elemanlarının icra ettikleri akla gelirse sanatın anlamını daraltmış olmaz mıyız? Zaten problem de oradan başlıyor. Meslek adı yapan Farsça "-kâr"'ın yerini "-CI" eki alınca neler oldu neler?

Allah'tan TDK Güncel Sözlük'te beş değişik anlama sahip "sanat"a Arapça kökenli diye karşılık bulmaya gayret eden olmadı sanıyorum. Belki de olmuştur... Daha iyisini yapamayanların sanat damarları(!)ndan çoğu kopmuştur inşallah. Allah'ın en büyük sanatı evren/kâinat/âlem/ insan/canlılar/cansızlar... En Yüce sanatkâr yüce Allah'tır... İnsanoğlu için sanat dendiğinde "maddî veya zihnî bir iş ve çabada izlenen düzenli ve özel yol, yöntem” olarak anlaşılır. Güzel sanatlar Osmanlı Türkçesinde sanâyi-i nefîse, fünûn-i nefîse gibi terkiplerle karşılanmıştır. Batı dillerindeki "art" kelimesinin aslı Latince “düzenlemek” anlamındaki "ars"tır. Literatürde sanat için yapılan birçok tanımdan bazıları şunlardır: İnsanın el becerisiyle yaptığı şeyler; gözlem, çalışma veya uygulama yoluyla elde edilen üstün nitelikli öğrenme yeteneği; bir işi belli bir estetik duyguyu yansıtacak biçimde gerçekleştirme tarzı; bir etkinliğin gerçekleştirilmesi veya belli bir işin yapılmasıyla ilgili yöntem, bilgi ve kuralların tamamı.

Hat ve arabesk gibi çeşitli sanat dallarını da bünyesinde barındıran mimarinin İslâm sanatında en ön sırada yer aldığı söylenebilir. Mimarinin İslâm sanatları içindeki bu önceliğinden ve kutsal sanatın dindeki ayrıcalıklı yeri ve öneminden dolayı Titus Burckhardt, “İslâm nedir?” sorusuna kısaca Kurtuba Camii’ni veya Süleymaniye Camii’ni göstererek karşılık vermenin mümkün olduğunu söyler (Art of Islam, s. 1). Bir de Selimiye’yi, Bayezid Külliyesini söylemeliydi. Türk kimdir? sorusuna da Semerkant'ı, Buhara'yı, Hive'yi görseydi... Taşkent'i bütün Türkistan'ı, daha öteye Ötüken'e kadar... Balkanlardan Çin seddine, Urallardan Afrika'ya kadar neler yaptıklarını, hamiyetperverliklerini anlatırdı belki... Bu iyilik etme sanatını ve kahramanlık sanatını icra eden tek millet olmanın gururunu yaşamak estetik duyguları değiştirmelidir.

Bugün "sanatçılarımız" deyince derhal şarkıcı/türkücü adlarını sayıyoruz. Onlardan başka sanatçı yokmuş gibi... Kimsenin aklına mimar, ressam, hattat yahut derin bilgilere ve icra becerisine sahip musikişinaslar gelmez. Sanatkâr şahsiyet olarak kimleri sayacağız, kimleri saymayacağız? Siz karar verin...geçen asrın üçüncü çeyreğinde dünyaya gelmiş biri olarak 21. asra kadar sayabiliyordum sanatkârları ama şimdi sayamıyorum. Arabesk dendiğinde jiletçi hayran takımının rol model fenomenlerini mi yahut teselliyi meyde arayan câm ehlini mi hatırlayacağız hep? Kavramları adlandırırken notadan, mûsikiden, ritmden, estetikten ve söyleyiş nezaketinden, dile yatkınlığından uzak mı duracağız? Sanayi deyince üstüpü ile motor yağını veya alnının terini silerken baştan aşağı karalara bulanmış çırak delikanlıların çalıştığı yerler mi akla gelecek? Sanayi-i nefîse dendiğinde o çok nefis(!) organize sanayiler mi / tamirhaneler diyarı mı hatırlanmalı? Hânende kalmadı memlekette, zaten sâzendenin yerini de elektro çalgılar aldı çoktan... Plak, kaset, CD dönemi de bitti... Ankara'da Itrî caddesi, Dede Efendi sokağı, Bestekâr sokağı vs. dendiğinde kimleri/neyi hatırlayacağız? Telkârinin gümüşün el ile özel olarak işlenerek süsleme sanatı olduğunu kaç kişi bilebilir acaba? Tezhip ile müzehhip arasında ilgi kurabilen yalnızca sanatkârlar mı olacak? Neyzen, udî, tanburî, kanunî dendiğinde ilk akla gelenleri saymıyorum. Kemanî ile kemankeşin aynı mesleği icra edenlerdir diye sanan da yoktur herhalde diyemiyorum. Niye, niçin ve neden acaba? Belki de ne sebeple demeliydim... Tanrı Dağları'ndan Muhittin Gümüş 08.06.2025

Muhittin GümüşTanrı Dağları’ndan
İlgili Yazılar
Yayınlar

Kitaplar ve Sözlükler

Türk lehçelerinin söz varlığına dair karşılaştırmalı eserler.

1995

Türkçe Açıklamalı Azerbaycan Atasözleri

Prof. Dr. Mehman Musaoğlu ile birlikte

1995

Türkçe Açıklamalı Türkmen Atasözleri ve Bilmeceleri

Prof. Dr. Sapar Kürenov ile birlikte

1995

Türkçe Açıklamalı Özbek Atasözleri

Doç. Dr. İbrahim Yoldaşev ile birlikte

2008

Kırgızca-Türkçe-Rusça Konulu Sözlük

B. Sagınbayeva, İ. Şahin, E. Tölökova ile birlikte

Bütün Eserler
Arşiv

Foto Galeri

Kırgızistan’dan kareler — Burana’dan Song-Köl’e, boz üyden Tanrı Dağları’na.

Burana Kulesi · Balasagun
Song-Köl · Yaylada atlar
Boz üy · Yayla
Alay Dağları
Bozkır
Dağ geçidi
Karlı zirveler
Toktogul
Yeşil yamaçlar
Burana · Balasagun
Ala Arça
Tanrı Dağları

“İlim ve sanat, iltifat görmediği memleketten göç eder.”

İbn Sînâ · 980–1037

Arşivden

Videolar ve Söyleşiler

Televizyon programları, söyleşiler ve proje kayıtları.

Türkçeye gönül verenlerle…

Öğretim, yayın ve proje iş birlikleri için iletişime geçebilirsiniz.

İletişime Geç