Muhittin Gümüş Türkolog · Eğitimci
Türkolog · Eğitimci · Yazar

Muhittin Gümüş

Öğretim Görevlisi · Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi

Ankara’dan Taşkent’e, Taşkent’ten Bişkek’e uzanan otuz yılı aşkın bir yolculuk: Türkçenin yabancılara öğretimi, Türk lehçeleri, çeviribilim ve Türk dünyası gençlerinin geleceğe hazırlanması.

Bişkek · Manas Üniversitesi

Türk Dünyası

  • Türkiye
  • Azerbaycan
  • Kazakistan
  • Kırgızistan
  • Özbekistan
  • Türkmenistan
  • KKTC
  • Macaristan
35+Yıllık Hizmet
3Başkent: Ankara, Taşkent, Bişkek
7Kitap ve Sözlük
26Yönetilen Tez
Ana Sayfa › Yazılar

Yazarından İmzalı Kitap Alma Duygusunu Yaşamak

Eylül 19, 2024 Tanrı Dağlarından

Yıl 1984... Güz mevsimiydi... Ankara Üniversitesi DTCF öğrencisiydim. Ankara'ya alışma dönemini kısmen atlatmışız... Kızılay, Sıhhiye, Hacettepe, Cebeci, Kocatepe, Ulus dışında kitabevi, yayınevi vs. yoktu... AVM derseniz Kızılay'ın göbeğindeki YKM'den ibaretti...

Bir gün duyduk ki Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın Maltepe'deki sergi salonunda kitap fuarı açılmış. Yazar ve şairlerden Ahmet Kabaklı, Ergun Göze, Gürbüz Azak, Tarık Buğra, Rasim Özdenören, İsmet Özel, Abdurrahim Karakoç, Taha Akyol, Rıza Akdemir, Cahit Zarifoğlu, Rauf Tamer, Yavuz Donat, Güneri Civaoğlu, Cüneyt Arcayürek, Emin Çölaşan, Adalet Ağaoğlu, Oktay Rifat, Mehmet Şevket Eygi, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, Şevket Rado, gibi pek çok yazar ve şairin imza günü var dediler... Liste kabarıktı... Türk Edebiyatı öğrencisi için yazar ve şairlerle tanışmak, onları dünya gözüyle görmek çok önemlidir...

Üç dört gün sürecek fuarda görmek istediğimiz yazar ve şairleri heyecanla bekliyorduk.

Nihayet gelmeye başladılar... Biz derslere değil, fuara zaman ayırdık... Bir simit iki çayla akşam ediyoruz tabii...

Genel duruma bakınca kimisi okuyucu beklerken, kimisinin önünde izdiham yaşanıyordu.

Gazeteci yazar sayısı fazlaydı...

Milliyetçi, muhafazakâr, milli görüşçü, liberal demokrat, sosyal demokrat yahut genel anlamıyla sağcı, solcu her kesimden yazar vardı da gözlerim Galip Erdem'i ve Nevzat Köseoğlu'nu arıyordu... Dündar Taşer de gelir mi diye düşünürken birden 1972 yılında vefat etti dedikleri aklıma geldi... Onun "Mesele" adlı köşe yazılarını okuturlardı Ocak'ta... Üstelik onun basılı bir eseri olup olmadığını da bilmiyordum.

Necip Fazıl Kısakürek ile Osman Yüksel Serdengeçti de vefat edeli bir yıl kadar olmuştu... Eserleri kapış kapış alınıyordu... Cemil Meriç ise göremediği için gelememiş, Atsız ebediyete irtihal edeli 9 yıl geçmişti ama Ötüken Neşriyat içinde eserleri yer alıyordu.

Yazarlar İstanbul'da yaşarlar da Ankara'da pek durmazlar diye düşünürdüm... Meğer Ankara'da yaşayanları da varmış...

Mikrofon bozulduktan sonra kitap fuarında müthiş bir sessizlik hâkim olmuştu... Reklâm için dakikalarca aynı şeyleri söyletirlerdi... Olmayan kişileri lütfen falanca yayınevi önüne gidiniz gibi abuk subuk işler de cabasıydı o ortamın. Yayınevleri isimlerini ve yazarlarını duyurmak için olmadık yarış içindelerdi diyebiliriz.

Arada bir siyasi yasaklı olan parti liderleri adına silik tipli üçüncü sınıf siyasiler de sessizce gelip gidiyorlardı... Yeni parti kuranlar, ismi cismi bilinmeyen insanlar, acayip tipler boy gösterirdi öyle yerlerde...

İlk imzalı kitabı Ahmet Kabaklı hocadan aldım. "Yunus Emre", "Mevlânâ" ve "Mehmet Âkif Ersoy" adlı eserlerini imzaladı ve elini öptüm. O da benim DTCF'de Türkoloji öğrencisi olduğumu öğrenince alnımdan öptü ve Türk Edebiyatı 3 cilt (sonradan 5 cilt olarak hazırlandı) kitabını bana hediye etmesiyle gönlüm fethedilmiş oldu...

Ötüken Neşriyattan üç beş kitap alırken Ahmet Doğan ağabeyimizle ilk yüzleşmemiz de o gündü.

Ardında Abdurrahim Karakoç'tan "Vur Emri" adlı şiir kitabını imzalı olarak aldım. Karakoç'un daha önce resmini bile hiç görmediğim için de şaşkındım... Ses tonuyla ve kara kuru fiziğiyle, mütevazı hâlini görünce Anadolu Türk'ünün sesi budur dedim.

İsmet Özel'in bulunduğu yayınevi standının önünden geçerken gözüme takılan "Bakanlar ve Görenler" adlı kitabın adı ilginç geldi bana. Onu da imzalatıp aldım. Yanında Rasim Özdenören de vardı... Ertesi gün Câhit Zarifoğlu gelmişti ama başka kitap alacak hâlimiz yoktu.

Param olsa onlarca kitap alasım vardı. Başka bir sıkıntı da askeri yönetim döneminde yasak kitaplar, yasaklı yazarlar vardı... Her gün yakılmasına karar verilen kitap ve yazarıyla ilgili yorumsuz haberler okurduk gazetelerden... Hangi gazeteyle veya hangi kitapla fakülteye girdiğimiz dolaylı biçimde kontrol edilirdi. Fakültedeki fotoğrafçılar film negatiflerini mutlaka emniyete veriyordu veya emniyet alıyordu, en azından öyle söyleniyordu. Grup hâlinde çekilen fotoğraflara bakıp kim kiminle arkadaş, kim kiminle aynı siyasi düşüncede vs gibi amaçlarla kullanılırmış.

Ulucanlar cezaevi önüne haftada bir kaç kez işimiz olmasa da giderdik. Hapisteki ağabeylerimizin içerden seslerini duyar mıyız acaba derdik ama jandarma uzaklaştırırdı... Meğer "Site yurduna gitme bahanesiyle aynı mevkide bulunan içerdeki ülkücülere destek anlamında geliyorlar, hep aynı gençler olup olmadığına bakınız!" diye kayda geçirmişler...

Biz de yıllar sonra öğrencilik yıllarında veya meslek hayatımıza devam ederken bizi nasıl fişlediklerini öğrendik, gördük. Biz de şeyimizle güldük tabii... Boş yere emek vermiş ve boş yere zahmet etmişsiniz dedik... Bizden size ekmek çıkmaz sizi gidiler, dedik...

Biz Allah'a şükürler olsun ki abdestimizden ve sütümüzden emindik...

Ama o yıllarda imzalı kitap almak, bir şairle aynı havayı solumak, bir yazarın eline dokunmak pek güzeldi...

Sonraki yıllarda da pek çok şâirimizden, yazarımızdan imzalı kitaplar aldık, tabii bedelini de ödeyerek...

Herkes popüler artist ya da şarkıcı kaseti alıp imzalatırken biz şâir ve yazarlarımızdan vazgeçmedik... Çünkü hâlâ kitaplar var ama kaset yok, şiir var, şair var, yazar var ama tavernada çekilmiş gazino şarkıcısı, piyanist şantör posterleri yok...

İmzalı kitap almak çok güzel bir duygu... O duyguyu yaşayın siz de...

19.09.2024

Tanrı Dağları'ndan

Muhittin GümüşTanrı Dağları’ndan
İlgili Yazılar
Yayınlar

Kitaplar ve Sözlükler

Türk lehçelerinin söz varlığına dair karşılaştırmalı eserler.

1995

Türkçe Açıklamalı Azerbaycan Atasözleri

Prof. Dr. Mehman Musaoğlu ile birlikte

1995

Türkçe Açıklamalı Türkmen Atasözleri ve Bilmeceleri

Prof. Dr. Sapar Kürenov ile birlikte

1995

Türkçe Açıklamalı Özbek Atasözleri

Doç. Dr. İbrahim Yoldaşev ile birlikte

2008

Kırgızca-Türkçe-Rusça Konulu Sözlük

B. Sagınbayeva, İ. Şahin, E. Tölökova ile birlikte

Bütün Eserler
Arşiv

Foto Galeri

Kırgızistan’dan kareler — Burana’dan Song-Köl’e, boz üyden Tanrı Dağları’na.

Burana Kulesi · Balasagun
Song-Köl · Yaylada atlar
Boz üy · Yayla
Alay Dağları
Bozkır
Dağ geçidi
Karlı zirveler
Toktogul
Yeşil yamaçlar
Burana · Balasagun
Ala Arça
Tanrı Dağları

“İlim ve sanat, iltifat görmediği memleketten göç eder.”

İbn Sînâ · 980–1037

Arşivden

Videolar ve Söyleşiler

Televizyon programları, söyleşiler ve proje kayıtları.

Türkçeye gönül verenlerle…

Öğretim, yayın ve proje iş birlikleri için iletişime geçebilirsiniz.

İletişime Geç