"Kalkınmış toplumlarda sosyolojik olarak din konuşulmaz yaşanır, geri kalmış toplumlarda ise sadece bol bol konuşulur ama yaşanmaz." Mesut Özünlü Hocanın bu sözü zihnimde şimşek çaktırdı ve âdeta mermere kazınırcasına iz bırakacak derecede tesiri oldu benim gönlümde.
Allah katında yegâne din İslam'dır.
Bazı İslâm toplumlarındaki İslam'a aykırı eylem ve davranışların temel sebebi üzerine sosyolojik, psikolojik ve çok yönlü gözlemler, araştırmalar yapıldığında gelişmişlik düzeyiyle ilgili olduğunu gösterir. Burada gelişmişliği çok doğru tanımlamak ve anlatmak şarttır. Evrensel değerlerle donanmış, insana yaraşır bir hukuk çerçevesinde, kul hakkının esas alındığı, medeniyet/uygarlık seviyesinin takdir edildiği ve değer gördüğü, üstün ahlâk ve erdeme sahip olanların kıymetli sayıldığı, Yaratıcı'nın emir ve yasaklarına uygun davranışlarıyla, hayat tarzıyla örnek olanların çok olduğu toplumlarda dinin gerekleri yaşanıyor demektir. Bu halde haramdan helâlden, günahtan sevaptan, iyilikten kötülükten sık sık söz edilmez. Manen gelişmiş toplumlarda hırsızlık, arsızlık, soysuzluk, köksüzlük, fırıldaklık, dolandırıcılık, riyakârlık, doyumsuzluk, aç gözlülük, terbiyesizllik, ahlaksızlık olmaz. Aç doyurulur, çıplak giydirilir. Komşusu açken tok yatılmaz gelişmiş toplumlarda... Aklı, fikri, ilmi, irfanı, talim ve terbiyeyi esas alan aydın/ münevver şahsiyetlerin önderliğinde kurulan toplum düzeni vardır gelişmiş toplumlarda... Gelişmişlik sırf ekonomi, sanayi, teknoloji ve ilimde en ileri seviyede olmakla ölçülmez.
Müslüman Türk tembel olmaz... Dinin emirlerine uymak ve onu yaşamak kişi oğlunu medeni/uygar, gelişmiş insan kılmaya yardım eder, iyiliğe yol açar. Laf ile peynir gemisi yürümez.