Kalbe dokunma yollarından biri de öğrenciye ismiyle hitap etmektir. İnsanların fiziki varlığıyla birlikte kişiliğini/şahsiyetini ifade eden anne baba tarafından verilen bir adı vardır. O adla ömür boyu anılır; hatta öldükten sonra da... Fiziksel özelliklerine, kıyafetine, karakterine, aile ve toplum içindeki davranış biçimlerine göre lakaplarıyla da anılanlar var. Tercihen herkes ismiyle anılmak ister. Özellikle okullarda, üniversitelerde öğretmenlerin/hocaların öğrencisine ismiyle hitap etmesinden öğrenci son derece memnun olur.
Hey... sen bana bak kırmızılı! Çık tahtaya mavili. Ne sırıtıyorsun uzun saçlı!? Kalk oradan sarı oğlan! vb hitaplar hiç de hoş değil. Üç beş yıl dersine girdiği öğrencinin adını öğrenme zahmetine katlanmayanlar öğrencilerin kalbine dokunamaz. Yıllar sonra bile hiç de iyi anılmazlar.
İlimden önce edep... İlla edep illa edep... Yalnızca insanlar güler yüzlü ve edepli olur... Başka varlıkların en sevimlileri bile gülümsemez ve fıtratında edep yoktur...