1917... Zulmün ikinci miladı yahut kaliteli cahillerin öyküntüsü... Bir sürü başlık konabilir bu yazıya... 106 yıl önce bugün Lenin liderliğindeki Bolşevikler 1917 yılında Ekim devrimini gerçekleştirdiler... Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da "Sınıfsız bir toplum oluşabileceğini gösteren(!) Ekim devriminin yıl dönümünü kutluyan solcu siyasetçi- gazeteciler var Türkiye'de.
Hâlâ Marksist-Leninist- Stalinist düşünceleri muhafaza edip onların kurduğu ve sonra da tarihin karanlık sayfalarına gömülen sisteme özlem duyan gerici bir kafayı biz anlıyoruz ama o tiplerin Sovyet döneminde sınıfsız toplum hayalinin gerçekleşmediği, yerine kendi sınıflarını ihsas ettiklerini tarihe bakıp da göremiyorlar. Mesela politbüro, bürokrasi, istihbarat, ordu mensupları, işçi sınıfı, kolhozcular sınıf değil miydi? Bunların hepsi eşit miydi halk arasında? Sınıfları yok ediyoruz derken bir de ömür boyu emek verip didinerek alnının teriyle kazandıklarını bir günde elinden aldığınız insanlar muvacehesinden bakınız ve o zaman konuşun!
Tembelle çalışkanın eşit olduğu yerde bir süre sonra insanların tercihi tembellik olacaktır ve zaten öyle olmuştur. Bu komünistler pek mütevazı (!) oluyorlar (!) yahu! Nedense Çar'ın katliamlarından bahsederken kendi zulümlerinden özellikle Stalin'in zulmünden hiç söz etmezler; tevazûdandır tevazûdan...(!) Öyle değil mi?
Büyük Türkistan'da Çarlık döneminde 1916'da yalnızca Kırgız Türklerinden 150 bin kişinin öldürüldüğü Ürkün hadisesini yarım ağızla biz yapmadık Çar yaptı diye anlatırken potansiyel komünizmin, Sovyet rejiminin düşmanı, gizli Turan Partisinin üyesi diye bahanelerle bir gece evinden alınıp götürülen 138 Kırgız aydını da işte bu Ekim devriminin 1938'deki yıldönümünde 5-7-9 Kasım günleri tek kurşunla haksız yere katledilmiştir. Ünlü yazar Cengiz Aytmatov'un babası Törökul Aytmatov'un da içinde olduğu138 aydın neden seçildi acaba? Bugün Ata- Beyit'te yatanlar katledilenlerin sadece bir kısmını oluşturuyor. Aynı biçimde Kazakistan ve Özbekistan'da ve bütün bölgelerde katliam yapıldı. Oysa hepsi rejim içinde bürokraside, bilim ve eğitim alanında görevliydiler.
Kafkasyadan, Kırım'dan sürgün edilenler neden çoğunlukla Türk (Ahıskalı Türkler, Kırım ve Kazan Tatarları, Karaçay, Nogay, Kumuk Türkleri ve daha birçokları), hiç düşünen var mı? Masum insanları karşı devrimci olmakla suçlayan sözde Türk aydınının (A. Nesin ve şürekası) artıkları hâlâ o rejimi savunan, özleyen, nostaljik bir yaklaşımla öykünen akademisyen, gazeteci, siyasetçi vb. tipler var ülkemde...
Çeyrek asırdır Büyük Türkistan coğrafyasında çalışıyorum ama yukarıda bahsettiğim tipler kadar Sovyet rejimine özlem duyan kimseyi görmedim. Üstelik o rejimin en üst düzeyinde görev almış, güzel imkanlarından faydalanmış kişilerde bile o özlemi o derecede görmedim...
Sovyet rejiminin ve ondan önceki çarlık politikalarının en büyük amacı büyük Türk dünyasının birliğini, dirliğini engellemek olmuştur. 20. yüzyılda İngilizlere Orta Doğu, Pakistan, Hindistan; Fransızlara Afrika; Rusya'ya Kafkasya ve Orta Asya; Çin'e Doğu Türkistan ve Tibet bırakılmıştır.
Emperyalizmin 20. yüzyıldaki bölüşümü böyleydi... Hâlâ fark etmezler mi bunu? Bu paylaşımda Milli Mücadele yani Kurtuluş Savaşı'yla emperyalizme yem olmaktan kurtulan Türk milletinin her bir ferdi Lenin'le ve onun rejimiyle değil, Gâzi Mustafa Kemâl Atatürk ve kahraman Türk milletinin aziz şehitleriyle kazanılan zaferlerle övünmesi gerekir. Ama Türkiye Cumhuriyeti devletini faşizmle suçlayan dünün Leninisti, bugünün Baydın'cısı hep emperyalist güçlerden ümit bekliyor.
Çeyrek asırdır çalıştığım Büyük Türkistan coğrafyasında "Rejime sahip çıkamadılar, kahretsin yav!" diye ağlayan Türkiye'nin sol kafalarını çok gördüm. Özellikle Türk Cumhuriyetlerinin bağımsızlığından hiç memnun olmayıp "Türkiye'nin faşistleri biz haklı çıktık diyecekler şimdi!" diyenler oldu... "Asıl devrim SSCB'yi kuran bolşevik devrimi değildir; o rejimin yıkılması daha büyük devrimdir" dedik! "Bir Türkün asla faşist olmayacağını öğrenene kadar üzülmeye devam ediniz..." dedik.
"2053'te ya da 2071'e kalmadan Kızılelma da hakikat olacak!" dedik daha da üzüldüler... Bu üzülenler Slav, Germen, Lâtin ırkından değildi ama artık şüphem yok ki içimizdeki İrlandalılardan daha beterdir tahsilli, aydın sanılan kaliteli cahiller...
Türk Devletleri Teşkilatı ile daha büyük bir Türkiye ve Türk dünyası kuruluyor... Turan ülküsünün mimarlarına, siyasi hâdimlerine, fikri müelliflerine, gönüllü muhafızlarına ve manevi fedailerine selâm olsun!
Not: Bugün 7 Kasım ama neden Ekim devrimi deniyor? O dönemde Gregoryen takvimi kullanan Ruslara göre Ekim (октябрь) ayı idi, bizde de Rumî takvim kullanıldığı gibi...13 gün geriden hesap ederseniz eski hesaba göre 25 Ekimdir bugün. Kırgızistan'da 7-8 Kasım 'Tarih ve Ataları Anma Günü" olarak ilan edildi ve bugün ve yarın resmi tatil... 7 Kasım 2023