İnsan, kendi neslinin devamı için aile kurarak üremek, türemek/ töremek, çoğalmak ve üç beş evlat yetiştirip devamında torun torba sahibi olmak ve bunun sorumluluğunu hissetmek ister. Hayat her şeye gebedir. Talihsizlikler, sıkıntılar ya da kaderin bir cilvesiyle maksadın hâsıl olmaması bir istisna kabul edilir... Onların da yüreğindeki sevgi; pek çok çocuğa, öğrenciye yahut insana adanır. Akıl ve alın teriyle oluşturdukları eserler bâki kalır...
İnsan ürer; üretir... Türer; tüketir ama yalnızca ya da daima tüketici olamaz... Sülük, asalak, parazit ruhlu değildir bizim insan dediğimiz kıymetli varlık.
Aklını, zihnini, beynini, bedenini bir eser üretmeye, bir şaheser bırakmaya adamalı... İyilik etmek, iyi bir şeyler yapmak, sadaka sayılacak iyilikler, merhamet göstergesi karakter sergilemek gibi zahmetsiz işler yapmak mümkündür... Selâm vermenin, selam almanın; dua etmenin, dua almanın maliyeti yok... Bizim mücadelemizin temel kavramları şunlar:
Türklük gurur ve şuuruyla İslâm ahlâk ve faziletinden ilham alarak hak, adalet, müsavat, liyâkat, hürriyet diyoruz...
Değerler içinde saadet, merhamet; vefa, erdem/fazilet, hakikat; ilim -irfan, sanat, edebiyat; feza, arz, derya, nebatât; tabiat, insaniyet ve tıbbiyat...
Bizim için varsa yoksa fikriyat, Türkiyat... Türk milleti ve Türk'ün milliyeti... Ve bütünüyle fikriyat-ı hayriyemiz; fikriyat-ı Türkiye ve tabii ki büyük Türkistan'dır... demekte ısrar edeceğiz.
Herkes gücü oranında bir şey yapar. Yukarıdakilerden hiçbirini yapamazsanız hayırlı birer evlat, birer genç yetiştirmeyi de mi beceremezsiniz? Bu dünyada en güzel miras iyiliktir... İyi insan yetiştirmektir... Hepsi de olmadı; bâri kötü olmayın, kötülük yapmayın ve kötüyü, fenâyı korumayın, onlara payanda olmayın! Allah iyi olmayı ve iyilik yapmayı herkese nasip etsin!