Kırgız Destanlarından Caňıl Mırza'dan bir parça:
"Kahraman doğuran dişi, kendi mutluluğunu göremez; yüreği taş, şefkatten yoksun olurmuş, derler. Canıl Mırza'nın inci gibi beyaz bedenine ay ışığı bile değmemiş, gümüş gibi nurlu yüzüne gün ışığı dahi vurmadan bu dünyadan gitmiş..."
Destan bu ya... Biz de inanıp inanmayacağımıza karar verirsek bir kaç kelam ederiz... Sakın gerçek olmasın der miyiz? Deriz elbet... Deriz ki,
"Doğuranlar, doğanları canından çok severler... Şefkat dolu yüreğine, inci rengi tenine, gümüş nurlu yüzüne gün ışığı vurursa güneş utanır..."
Her Türk genci bir destan kahramanı olmak ister. Çocukken öyleydik... Mırza dendiğine bakmayın. Canıl Mırza bir kadın kahraman... Bizim kızlarda durum nasıl acaba?
Destan kahramanı da olmak haklarıdır ama zamanımızda edebin, edebiyatın, ahlakın, haysiyet, ar ve namusun kahramanı olmaları gurur verici olmakta ve olacaktır. İnanıyorum...