20 temmuz 2022'de THY'nin Bişkek-İstanbul seferi esnasında sol yanımda 20 yaşlarında üniversite öğrencisi bir genç Kırgız hanımefendi oturuyor, sağ yanımda ise maskesi sebebiyle ilk birkaç saat mensubu olduğu milleti anlayamadığım erkek çalımlı kadının Çinli olduğunu telefondaki yazışmasından fark ettim... Kırgız hanımefendinin nazik ve saygılı davranışlarına karşılık Çinlinin soğuk ve asabi bir hali vardı... Sohbetin mümkün olmadığı anlaşıldığı bir anda THY'nin sunduğu harika kahvaltı tabağı geldi önümüze... Çevremdeki bütün yolcuların iştahla yedikleri kahvaltıyı Çinli hatun perişan etti... Fareden azıcık fazla yedikten sonra İngilizce olarak "harikaydı" demez mi? İsraf etti bütün kahvaltı tabağını... Canım sıkıldı... Yapacağım bir şey yoktu...
Ben de kulaklığımı taktım ve başladım Türk Sanat Müziği şarkıları dinlemeye... Bu satırları yazarken yolun yarısını henüz geçmiştik.
İlk 3 saatlik uçuş süresince Tüluyhan Uğurlu'nun Büyük Türkiye Senfonisinden Çoban çeşmesi, Sinan'ın kubbeleri… Segah ney taksiminden sonra Fatih Erkoç'tan "Dertliyim ruhuma hicranımı sardım da yine inlerim şimdi uzaklarda solan gül gibi..." Uçtu gönül kuşu uçtu yaktı ruhum tutuştu... Köprüler yaptırdım gelip geçmeye çeşmeler yaptırdım sular içmeye... Nihansın dideden ey mest-i nâzım..." Dilek Türkân'dan Ah İstanbul, Aşkın külleri, Nihayet karşımdasın, İki kalp atışı arasında... Yangın... Neyleyim... Hüzzam peşrevden sonra Ud taksimi... Yıldırım Gürses'ten "O şarkı... Gençliğe veda... Behiye Aksoy'dan "Seni ne çok sevdiğimi bilemezsin... Serap Mutlu Akbulut'tan Gülünce gözlerinin içi gülüyor. Kendimi senden alamıyorum... Her gece yollarda gözlerim seni... Günlerdir aradım yakan buseni... Unutmam sevgilim unutmam seni..." Mediha Şen Sancakoğlu'dan "Sen kimseyi sevemezsin, sevmeyeceksin... Dudaklarında arzu..." Vedat Çetinkaya'dan "Güneşi geceme misafir ettim... Gözlerini gözlerimden ayırma hiç... Sevdalıyım taşıyorum... Bir demet yasemen..." Safiye Ayla'dan "Çile bülbülüm... Muhabbet bağına girdim bu gece... Ah bu gönül şarkıları..." Tanbur taksimi... Hamiyet Yüceses'ten "Kiremite su düştü, Ada sahillerinde ... Müzeyyen Senar'dan "Cânâ rakibi handân edersin... Ey çerh-i sitemger... Gamzedeyim devâ bulmam... Kimseye etmem şikayet... Ah nideyim... Ey büt-i nev edâ... Üç büyükler diye tâbir edilen Zeki Müren'den Dediler zamanla hep azalırmış sevgiler... Emel Sayın, Muazzez Abacı'dan İmkansız, Büyüleyen gözlerinle... Ayaz geceler... Rüyalarda buluşuruz... Sevgi dolu şu gönlüm... Ayşe Tunalı'dan "İnleyen nağmeler... Benim favorim Özdemir Erdoğan'dan "Şimdi uzaklardasın... Hatırla ey peri... Yıldızların altında, Kız sen gelsin Çerkeş'ten... Ağlama değmez hayat..." En sevdiğim Zekâi Tunca'dan "Gülü Susuz seni aşksız bırakmam... Olmaz mı?... Sen giderken... Git gidebilirsen...'" dinlemek büyük zevkti...
Kimleri dinledim? En son Münir Nurettin Selçuk'un nerdeyse bütün eserlerinden zevk aldım... Kalamış, Aheste çek kürekleri, Gümüş saçlarına eğdim başımı, Çepçevre bahar içinde, Dönümez akşamın ufkundayım... Aziz İstanbul, Gündoğarken yıldızlar..." Sözlerini sevgili İlter Yeşilay’ın yazdığı “Dediler zamanla hep azalırmış sevgiler, Olsun bana seninle geçen yıllarım yeter…” şarkıyı defalarca dinlemekten zevk aldığımı söylemeden edemem.
Bülent Ersoy'u hiç beğenmem... Derhal değiştiririm kanalı ya da şarkıyı... Sibel Can'ı Türk Sanat müziği sanatçısı diye kabul edemem... Ama rastlantı sonucu dinleyebilirim. Şimdi sıra Türk halk müziğinde... Şehir içinde dolmuşlarda, şehirlerarası yolculuklarda otobüslerde dinlemek zorunda olduğumuz şarkılar, türküler nedeniyle kavgalar çıkardı… Şimdi neden diye sormayın; uzun hikâye…