Tertemiz havasıyla, suyuyla birlikte yeşilin kırk türünü yansıtan tabiattaki her bitkinin kendine has ayrı bir güzelliği olduğunu, ormanlarındaki değişik tür, şekil ve nitelikteki ağaçlarının tıpkı insana benzer karaktere sahip ayakta dimdik duruşunu, çiçeklerin binbir çeşidinin renk cümbüşü oluşturduğunda insanı ne kadar da estetik sanat duygusuna yönelttiğini, bal arılarının ve nice börtü böceğin çiçekten, meyveden, topraktan, daldan, yapraktan nasıl da nasiplendiğini, kekliklerin, üveyiklerin, bıldırcınların, sığırcıkların ve ibibiklerin her türlü korku, sıkıntı ve endişeden uzak yaşadığını sevinç dolu ötüşmelerinden bir kez daha hissettim bugün Yuva'da...
Yüce Allah, bu güzel yurdu bize vermiş de kıymet bilen ele vermiş tabii... Öyle havadan da vermiş değil Rabbimiz... Çalışana, alın teri dökene, savaşana, mücadele edene ve hak edene vermiş... Türk milletinin yurt sevgisi başka milletlerle kıyaslanamaz... Atalarımızdan çoğu, vatan için şehit olmuş cephelerde, yalnız bir ikisi gâzi dönmüş Yuva'ya... Onun için bizimdir bu yurtlar yuvalar...
Yaşadığımız yeri, yurdu, vatanı güzelleştiren tabiat içindeki canlı cansız bütün varlıkların bize miras değil, gelecek nesillere emanet olduğunu unutmadan sahip çıkmak, sevmek ve korumak gerektiğini bir kez daha hissettim...
Kentlerin beton yığınları içinde yine beton manzaralı görüntüsünden bıkmadınız mı hâlâ?
İmkânı olanlara diyorum ki... Yaşamak istiyorsanız ya "şehirde" yaşayın ya "köy"de... "Kentte" ya da kimliksiz mekân ve meskenlerde değil... Kent ve şehir benim anlayışıma göre aynı anlamda değildir... Hayat Yuva'da güzel...
İçimi serinleten tertemiz ve buz gibi su... Ruhumu okşayan, yeşil denizi andıran engin orman... Yapraklar arasından sızarak yeni bir musiki oluşturan hafif rüzgâr... Her adımda yumuşacık olduğu hissedilen zeminde kuru yaprakların örttüğü nemli toprak... Şafak vaktinin hemen ardından doğan güneşin nurunu dallar arasından saçtığı anda pırıldayan sonsuz sayıda yaprak... Görmek için bakmak yetmez... Severek bakmak ve öylece görmek gerek...
Yuvaköy-Amasya-29.07.2023
YAZ
Yaz geldi. Yalnızca sıcaklık değil; nişan, düğün törenleri de arttı. Evlenenlere ömür boyu mutluluklar dilerim. Psikoloji uzmanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan diyor ki... "Evlilikte yazı tura atılmaz. İnsanın hayatında önemli kararlardan biri evliliktir. Bu da önemli tasarruftur. Bu konuda bir tasarrufta bulunurken çok düşünmek ve ondan sonra karar vermek gerekiyor. Bir değil 9 defa düşünüp karar vermek lazım. Onun için evlenmeden önce gözünüzü dört açın, evlendikten sonra yarım açın diyoruz. Evlilikte denklik önemlidir. evlilik olgunluk ölçeğinde aradığımız bazı denklikler vardır; mesela ekonomik denklik, sosyal statü denkliği, yaşam felsefesi denkliği varsa o zaman çok daha isabetli evlilikler oluyor. Bir üniversitesinin yaptığı araştırmada evlilikte üç aşama vardır:
Sağlıklı aile kurabilmek için aynı yöne bakan kişiler olmak gerekiyor, birbirine bakanlar değil. Evliliği tek başına aşka indirmek doğru değil. "Niye evlenmiyorsun?" diye soranlara "Niye evleneyim? Hâlâ âşık olmadım ki... "diyorlar. Âşık olmayı beklersen, sen çok beklersin daha" denir...
Başarılı evlilikler için yapılmış olan bir çalışma var. Sağlıklı evlilik yaşayanlarda üç ortak etken tespit edilmiş.
Birlikte zaman geçirmeleri,
Evlilerin takdir, onay, övgü sözlerini birbirlerine karşı çok kullanmaları,
Aynı mekâna/yurda/ yere/ibadethaneye gitmeleri...