Dünya dönüyor ama biz dönmüyoruz ... Hakikaten öyle midir? Hak ve hakikat yolundan veya düz çizgiden sapmak değildir bu dönüşler... Her sabah güneş yeniden doğar; her gün, taze bir başlangıçtır bizim için... Tanyeri ağarırken güneşin nuru bizi ve hayatı canlandırırken büyük kürenin öbür yüzünde derin uykular için vücut bitaptır; yüzler asık, gözler bitkin, kirpikler hareketsiz, kaşlar çatık biçimde "baş"lar yastığa râm olur da yarı ölüm sayılan uykuda rüya âleminde renkli bir hayat başlar iyi ruh sahiplerinin bezminde...
Bu devr-i dâim sürer gider ama ezelden beri böyle olduğunu hep unuturuz... Evvelsizlik ve sonsuzluk âleminin yaratıcısı ulu Allah'ın adaletinin hükmetmesini sağlayacak şuura sahip olanlar ile İslâm'ın emir ve yasaklarını bihakkın yerine getirmek için çalışanlar dünya yuvarlaktır ve hep dönüyordu diye bildiler... Mirza Uluğbey (1394-1449) de rasathanesinde bunu kanıtlamış bir matematik ve astronomi âlimiydi.
Karanlık Orta Çağ'da Asya'da güneş pırıl pırılken Batı'da kapkaranlıktı bütün akşamlar, geceler hatta şafak vakti ile gündüzler bile... O çağ, o kadar uzun sürdü ki 1564-1642 yılları arasında yaşamış Galileo Galilei'yi bütün tezlerinden vazgeçirtenlerin medeniyetine hâlâ hayran olanların üstüne ilmin, irfanın ve yüce Allah'ın güneşi doğmamış sanki...
Galileo Galilei'yi Kadızade Rumî, Gıyaseddin Cemşid ve Ali Kuşçuların ilim nuru yetiştirmiştir... Rönesans'ın bilim devrimine katkı sağlayanlardan biri olan Galileo Galilei de matematik, fizik ve astronomi âlimiydi... Roma Engizisyonu onu cezalandırmış, ev hapsinde İki Yeni Bilim'i yazmıştı...
Batı'da ilmin önündeki kara perdeleri Türk İslâm âlimleri açmışken bugün ilimde, edebiyatta, sanatta, sanayide, teknolojide geri kalmışlık kompleksini yenme zamanında hızlı adımlar atıyoruz... Hâlâ civata ve çivi yapmakla övünmek hiç de hoş değil... TOGG, İHA, SİHA, Akıncı, Kızılelma, TCG Anadolu, binbir çeşit makine ve teçhizat ile mühimmat... Yazılımlar... Güneş hiç batmasın bizde... "Gece" bize lâzımsa eğer; onun bereketinden yararlanmak içindir...
Tarih bizi destekliyor... Türk âlemi teknolojide, felsefede, eğitim, uygulama ve araştırmada "Dilde, fikirde, iş'te birlik!" şuurunu kaybetmeden hızla devam ediyor... Batı teknolojisini insanlığı yok etmek ya da değersizleştirmek için geliştiriyor. Sevgi, saygı, hak, adalet ve hürriyet sahipleri ile erdemli olmayı başaranlar dünyanın döndüğünü, güneşten aldığı ışık ve enerjiyi, topraktan gelen gıdayı, sudan aldığı hayatı ve havadan ciğerine çektiği nefesi boş yere tüketmeyecektir!