Karamanoğlu Mehmet Bey'in 1277'deki fermanı pek güzeldir, pek anlamlıdır, çok kıymetlidir. Uzun yıllar Karaman'daki heykelde yazım yanlışlarıyla dolu fermanın fotoğrafını paylaştık, paylaşıldıkça da itiraz etmiştim. Bu konuda bizden daha duyarlı olan genç meslektaşlarımızdan Onur Tarlacı meselenin çözülmesine büyük emek verdi ve düzeltildi. Bu vesileyle kendisine teşekkür ederim.
Kökleri çağlar öncesine uzanan Türk milletinin dili Türkçe olup bu dille nice eserler yazılmış; geleceğin teminatı Türk evladının hayal dünyasını geliştirmek için masallar; övünç ve kıvancını dile getirmek ve tarihi şahsiyetlerin kahramanlıklarını unutturmamak için nice destanlar okunmuştur...
Orhun’dan gelen bir sestir benim Türkçem. Yalın ve keskin üslûp, hükümdarâne eda ve ihtişamlı hitap tarzını "Teŋri teg teŋride bolmış Türk Bilge Kagan "diye başlayan ilk satırdan itibaren âdeta göklerden gelen muhteşem bir sesleniş asırları delip geçerek ruhumuzu titreten bir dildir benim dilim. "Üze kök teŋri asra yagız yir kılındukda ikin ara kişi oglı kılınmış "cümlesiyle başlayan satırları okuyunca semavî bir yücelik benliğimizi sarar.
Dil olmadan töre, töre olmadan dil mi olur? Türk hakanları Türkçeye özel bir önem vermişler, Orhun ve Göktürk anıtları; binlerce yıllık Türk düşüncesini Türkçeyle tarihin bağrına kazımışlar… Türkçe, Türk’ü kucağına almış ninniler, türküler,; şarkılar, destanlar okumuş kulağına...
Kutadgu Bilig, Dîvânu Lugâti't-Türk ve daha nice eserlerden, Yunus Emre'den, Alişir Nevâî'den ilhamla Türkçeyi gönül dili yapmışlar, çünkü Türkün kimliğidir Türkçe...
Türkçe yaşarsa; Türk de yaşar, Türklük de... Binlerce yıllık süreçte, dün ve bugün; bütün Türk Milleti’ni birbirine bağlayan en yüce değerdir Türkçemiz... Anlatmakla biter mi sanıyorsunuz?