"Okulunun en zekisi ve en başarılısı olsun da ondan sonra en çabuk yoldan, en kısa zamanda, en çok parayı benim çocuğum kazansın" diyor ebeveyn. Hızını alamıyor ve "Teknolojik ürünleri benim yavrum daha 3 yaşındayken kullanmaya başladı, zekâ oyunlarında başaramadığı yok. Şimdi erişemediği bilgi kalmadı. Aslında okula da boşuna gidiyor gibi geliyor bana... Zaten öğretmenlerin de bir şey bildiği yok... Bizim oğlan öğretmeninden daha iyi biliyor bilgisayarı... "diyerek dost muhabbetinde kasıla kasıla yani halk ifadesiyle kubara kubara anlatıyor vatandaş. Ancak bu övmekle bitiremedikleri çocuk/ delikanlı misafire "hoş geldiniz!" dahi dememiş, aynı sofraya oturmamış, otursa da annesinin herkese sunduğu çorbayı ve yemeği beğenmediğini açıkça (özgürce) söyleyerek ne kadar da özgürlükçü bir aile olduklarını göstermeye çalışmış başarılı genç tamamen eleştirilemez biri olmuştur...
"Benim evladım pısırık olmasın diye böyle rahat davranmasını istiyoruz ve öyle lüzumsuz(!) toplumsal kurallara uymaya mecbur olmadığını öğretiyoruz dostum." diyor bizim(!) aile.
Teknolojinin amaç değil araç olduğunu bilmezsek çocuklarımızı teknolojinin kulu kölesi durumuna getirmiş oluruz. Aileler çocuklarını başarı odaklı yetiştirme gayretindeyken iyi bir mühendis, iyi bir doktor veya sosyal bilimci olarak yetiştiriyorlar. Üstün dereceli diplomalarıyla mezuniyet törenlerinde alkışlanıyorlar. Ancak bir bakıyorsunuz ki harika mühendisimiz hacker'lık yapıyor... Doktorumuz hipokrat yeminine aykırı her şeyi yapıyor... Sosyal bilimci ise "her şeyolog" olarak çırpınıp duruyor derde devadan gayrı. Neden? Çünkü ilk önce erdem ahlâkını beceriye dönüştürmedi... Teknoloji hayatı hızlandırır, bazı meslek alanlarında üç beş kişinin yerine gelecekte bir kişi; en ahlâklısı çalışacaktır. Ahlâk gömleği en güzel kıyafettir. Onun olmadığı vücutta hiç bir ilmin, bilginin, mesleğin, ünvanın kıymeti yoktur. Mevlânâ Celâleddin-i Rumi "İlla edep, illa edep" derken bize daha derin düşünmemizi ikaz ediyor. Gâzi Mustafa Kemal Atatürk'ün dediği sözden mülhem biz de şöyle diyelim: Yalnızca sporcunun değil, bütün insan evladının zeki, çevik ve aynı zamanda ahlâklı, vicdanlı, merhametli, vefalı ve iyiliksever olmaktan başka bir hedefi olmamalıdır. Teknolojinin esiri değil, teknolojiyi kendine hizmetkâr kılan ahlâklı, erdemli, millî ve manevî değerlerimizle donanımlı bireyler istiyoruz.
Muhittin Gümüş 03.08.2026 Yuvaköy-Amasya