Muhittin Gümüş Türkolog · Eğitimci
Türkolog · Eğitimci · Yazar

Muhittin Gümüş

Öğretim Görevlisi · Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi

Ankara’dan Taşkent’e, Taşkent’ten Bişkek’e uzanan otuz yılı aşkın bir yolculuk: Türkçenin yabancılara öğretimi, Türk lehçeleri, çeviribilim ve Türk dünyası gençlerinin geleceğe hazırlanması.

Bişkek · Manas Üniversitesi

Türk Dünyası

  • Türkiye
  • Azerbaycan
  • Kazakistan
  • Kırgızistan
  • Özbekistan
  • Türkmenistan
  • KKTC
  • Macaristan
35+Yıllık Hizmet
3Başkent: Ankara, Taşkent, Bişkek
7Kitap ve Sözlük
26Yönetilen Tez
Ana Sayfa › Yazılar

Üç Dondurma; Biri Annemize...

Şubat 20, 2026 Tanrı Dağlarından

Toplumda kimi zaman iyilik etmek için bir sebep arayan var mıdır? Vardır elbet... Herkese nasip olmaz iyilik etmek... İyilik edenler iyi insanlardır. Karşılıksız, menfaatsız, yalnızca Allah rızası için yapılır yardım. Sağ elin verdiğini sol el görmeden, duymadan vermek ne kadar büyük haz verir insana. Sadece insanlar yardım eder insana ve bütün canlılara... "İyilikten karşılık beklemek tefeciliktir..." demiş üstat Cemil Meriç... Pek de doğru söylemiş... Her zaman, her dönemde, her çağda geçerli bir söz... Hakikatten hikmete erişmek isteyenler için iyiliğin miktarı, ölçüsü, niteliği önemli değildir.

Beş altı yıl önce Mayıs ayında Bişkek'te yaşadığım bir olayı yazmak istedim...

Evden çıkarken hususî aracımızın ufak tefek tamire ihtiyacı olduğunu biliyordum. Kaldığı yere kadar giderim dedim. Tamircide epey sıra bekledik ve bu geçen süre içinde yedek parça temini vs derken vakit de geç oldu. Tamir de bitmemişti. Ertesi gün bir daha gitmek üzere eve dönerken arabanın hararet göstergesi kırmızıya yaklaşınca mahalledeki okulun park yerine çekip biraz soğumasını beklemeye karar verdim. O sırada hemen yan tarafta küçük bir dükkandan çıkan 8 ve10 yaşlarında iki kız çocuğu üzgün bir halde kendi aralarında bir şeyi tartışıyorlardı. Bana doğru yöneldiler ve geldiler... Ben de onlara dikkatlice bakarken bir şey söyledi büyük kız. Arabanın fan motoru çalıştığından mıdır, yoksa diğer araçların seslerinden midir duyamadım ne dediklerini. "Rusça mı söylediler de kolayca anlamadım acaba?" dedim kendi kendime. Gayri ihtiyari Kırgızca olarak "Bana söylediğinizi anlamadım küçük hanımlar..." dedim. Kırgızca konuştuğuma şaşırdılar. Ve o şaşkın bakışlarla birlikte utanarak "Biz üç dondurma alacaktık ama 7 Som eksiğimiz var, ikisi bize diğeri annemize..." dedi. Çok masum ve samimi duygularla istedikleri anlaşılıyordu. Okul çantası ve kıyafeti ile eve döndükleri de anlaşılıyordu. Cüzdanıma baktım; bozuk param yoktu ama bütün büyük bir banknot vereyim; sizin istediğiniz başka bir şey varsa alın..." dedim. Tekrar bakkala girdiler 3 dondurma almışlar ve para üstünü iade etmek üzere uzattılar... "Hayır... Size verdim. Yarın da başka bir şey alırsınız... Siz anneniz için aldınız da babanıza niçin almadınız?" dedim. Başlarını eğdiler ve gözleri dolu hâlde: -Babamız trafik kazasında vefat etti. Annem de o kazada yaralandı ve yürüyemiyor. Yemekleri biz yapıyoruz. Evimiz şu sokağın ucunda…

Akrabalarımız biraz yardım ediyorlar..." Birden yüreğim sızladı, adeta kanadı içim. Bu yavrucakları sevindirecek iyi bir şey yapmalıyım. En azından onların taşıyacakları kadar gıda ihtiyaç malzemeleri alayım, dedim. Aldım... Bir kaç yüz metre uzaktaki evinde bahçe kapısından içeri girdim. Evin kapısının önüne kadar taşıdık. Müstakil, tek katlı bahçeli bir evleri vardı. Komşu evlere göre daha eski görünüyordu... Teşekkür ettiler…

Adlarını bile soramadım çocukların... Mutlaka sürekli yardım edilecek halde olmazlar inşallah dedim içimden... Arabamı tekrar çalıştırdım ve ikinci kez hararet oluşmadan eve yetiştim... Akşam vakti hep o çocukları düşündüm... Birkaç hafta onları düşünmekle geçti zamanımın kıymetli bölümleri... Yaz tatili dönemi başlamıştı... "Bu çocuklar acaba ne yapıyor?" diye aklıma geldi... Evlerinin önüne gittim... Baktım ki... Bahçe kapısında "Bu ev kiralıktır" yazıyor... Ev kilitliydi... Komşu evin bahçesindeki Rus nine "Onlar buradan göçtüler... Bulamazsın kimseyi..." dedi. Üzüldüm ama çarem de yoktu... Allah bir gün karşılaştırır. İnşallah iyi ve sağlıklı bir günde iyilerle karşılaştırır elbet.

Daha çok iyilik için Yüce Allah başkalarına imkân ve fırsat vermiş olduğuna inanıyorum... ... Hikâye şimdilik bu kadar... Devamını merak ediniz... Hikâye kitabında yer alacak... O zaman okursunuz belki...

Muhittin GümüşTanrı Dağları’ndan
İlgili Yazılar
Yayınlar

Kitaplar ve Sözlükler

Türk lehçelerinin söz varlığına dair karşılaştırmalı eserler.

1995

Türkçe Açıklamalı Azerbaycan Atasözleri

Prof. Dr. Mehman Musaoğlu ile birlikte

1995

Türkçe Açıklamalı Türkmen Atasözleri ve Bilmeceleri

Prof. Dr. Sapar Kürenov ile birlikte

1995

Türkçe Açıklamalı Özbek Atasözleri

Doç. Dr. İbrahim Yoldaşev ile birlikte

2008

Kırgızca-Türkçe-Rusça Konulu Sözlük

B. Sagınbayeva, İ. Şahin, E. Tölökova ile birlikte

Bütün Eserler
Arşiv

Foto Galeri

Kırgızistan’dan kareler — Burana’dan Song-Köl’e, boz üyden Tanrı Dağları’na.

Burana Kulesi · Balasagun
Song-Köl · Yaylada atlar
Boz üy · Yayla
Alay Dağları
Bozkır
Dağ geçidi
Karlı zirveler
Toktogul
Yeşil yamaçlar
Burana · Balasagun
Ala Arça
Tanrı Dağları

“İlim ve sanat, iltifat görmediği memleketten göç eder.”

İbn Sînâ · 980–1037

Arşivden

Videolar ve Söyleşiler

Televizyon programları, söyleşiler ve proje kayıtları.

Türkçeye gönül verenlerle…

Öğretim, yayın ve proje iş birlikleri için iletişime geçebilirsiniz.

İletişime Geç