Muhittin Gümüş Türkolog · Eğitimci
Türkolog · Eğitimci · Yazar

Muhittin Gümüş

Öğretim Görevlisi · Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi

Ankara’dan Taşkent’e, Taşkent’ten Bişkek’e uzanan otuz yılı aşkın bir yolculuk: Türkçenin yabancılara öğretimi, Türk lehçeleri, çeviribilim ve Türk dünyası gençlerinin geleceğe hazırlanması.

Bişkek · Manas Üniversitesi

Türk Dünyası

  • Türkiye
  • Azerbaycan
  • Kazakistan
  • Kırgızistan
  • Özbekistan
  • Türkmenistan
  • KKTC
  • Macaristan
35+Yıllık Hizmet
3Başkent: Ankara, Taşkent, Bişkek
7Kitap ve Sözlük
26Yönetilen Tez
Ana Sayfa › Yazılar

Edebiyat - Felsefe İlişkileri Üzerine Birkaç Söz…

Şubat 15, 2026 Tanrı Dağlarından

Edebiyat, insanlık âleminin çok eski, pek derin ve estetik duyguları yansıtan, gönülleri fetheden ifade biçimlerindendir. Bu sanat dalı biz insanlara yalnızca estetik bir zevk sunmakla yetinmez, aynı zamanda insanın varoluşuyla birlikte, diğer varlıklardan farkını ve üstünlüğünü de gösterir. Edebî eser yazarları, eserlerinde sıklıkla felsefi meselelere ve kavramlara da yer verip kendi hedef kitlesini fikir yolunda uzun bir seyahate götürebilirler. Bu bakımdan edebiyat ve felsefe arasındaki ilişki, sanatın derinliklerindeki anlamları da keşfetmeye de katkı sağlar.

İnsanın kendisinin, varoluşunun, ahlakının ve özgürlüğünün yanı sıra millî, manevi ve estetik değerlerinin anlamını, hayatındaki genel ve temel meselelerini sorgulama ve değerlendirme aracı olarak edebiyatı çare olarak görür. Birçok yazar, eserlerinde okuyucularını belli başlı konularda düşünmeye sevk eder.

Yazarın kendi dünya görüşlerini ve felsefi anlayışlarını eserlerine edebiyat aracılığıyla yansıtırken kabul görüp görmeme kaygısı da taşıyabilir. Bu bakımdan edebî eserler okuyuculara sadece bir hikâye, roman veya şiir sunmuş olmaz, aynı zamanda akıl teri dökmeye yönelik tecrübeler yaşatır. Edebiyatın içinde felsefi derinliğini çok iyi yansıtan yazarlar olduğu gibi böyle bir kaygısı olmayanlar da vardır. İnsan doğasını, ahlaki çatışmaları, hür iradenin kullanımı ve hakikat dünyasına yansıması gibi felsefi temaları ele alanlardan biri F. Dostoyevsky’dir. Onun “Suç ve Ceza” adlı eserinde cinayet işleyen Raskolnikov’un işlediği cinayet sonunda kendi ahlakî üstünlüğüne inanarak yürümesi, toplumun ahlak kurallarına bağlı kalmaması; bu tercih onun içindeki çatışmaları ve ahlaki sorgulamalara yol açtığı görülür. Dostoyevsky, insan tabiatına yönelik ve ahlaka dair felsefi sorulara cevap arar. Bu tür felsefi derinlikleri Türk edebiyatında hangi yazarlarda görebildiğimizi tahlil etmemiz gerekir.

İnsanın mana/anlam arayışına yoldaşlık eden bir sanat dalı olan edebiyat aracılığıyla yazarların oluşturdukları karakterler ve eserleri aracılığıyla hayatın anlamını, ferdî ve toplumsal sorumluluklarını, insanın tabiatını ve kâinatın sırlarını keşfederler. Bu keşif süreci, okuyuculara da kendi hayatlarına ve varoluşlarına dair yeni bakış açıları kazandırır.

Batı edebiyatında Albert Camus’nün “Yabancı” romanı, varoluşçuluk felsefesinin edebi bir yansımasıdır. Varoluşçuluk (egzistansiyalizm), insanın özgürlüğünü, sorumluluğunu ve kendi varoluşunu anlamlandırma yetisini merkeze alan felsefi bir akımdır. Romanın başkahramanı Meursault, hayatın anlamsızlığını kabullenmiş bir karakterdir. Varoluşçuluk özgürlük, sorumluluk, varoluş sebebini ortaya koyar. Sorumsuz insan olmamalıdır, özgürlüğün sınırlarını da belirlemeyi ister mi? sınırsız tonbalığı yemek gibi değildir herhalde.

Edebi eserlerdeki felsefi temalar, okuyucuların derinlemesine bir sorgulama yapmalarına katkı sağlayabilir veya eleştirel bir yaklaşımla başka düşünceleri serdetmelerine sebep olabilir.

Edebiyat denen sanat dalı da sanatın insan hayatındaki anlamını ve değerini geliştirir.

İnsana dair düşüncelerin, insan zihninin ürünlerini yansıtmak için felsefe denen düşünme sanatının imkânlarından yararlanılır. Felsefi düşünceler illaki makaleler ya da kitaplar aracılığıyla değil, edebi eserler aracılığıyla da ifade edildiğinde daha geniş kitlelere yansıtma ve ulaştırma fırsatı doğar.

Edebiyat, Felsefenin soyut kavramları somut hikayeler, karakterler ve olaylar aracılığıyla hedef kitleye edebiyatın somut işleviyle daha erişilebilir ve anlaşılır olması sağlanabilir.

Edebî eserlerin felsefi derinliklerini yalnızca Batı edebiyatı penceresinden bakmak diğer pencerelerden yansıyan ışıkları görmemek gibi sayılır.

Bilinen en eski Türk yazılı eserlerinden biri olan Orhun Kitabelerinden başlayarak Yusuf Has Hâcib’in Kutadgu Bilig’ini, Hoca Ahmet Yesevî’nin Divan-ı Hikmet’ini, Ali Şir Nevaî’nin Hamse’sini, Lisanü’t-Tayr'ını ve daha nicelerini, Mevlana’nın, Yunus Emre’nin, Hacı Bektaş Veli’den bu yana Türk klasiklerinin hepsinin derin felsefesini tek tek ilmî tespitlerle her yaşa ve seviyeye göre kitaplaştırmak gerekmez mi? Büyük bir okyanus olan Türk yazılı ve sözlü edebiyatının bütün ürünlerini dil bilgisi (ses, şekil, cümle kuruluşu) yönünden inceleme dönemini tamamlamalı ve artık felsefi derinlikler bakımından ele alıp tarihî edebî kimliğimizin haritasını, kültürel kodlarını renkli resimlerle belirlemek şart. Bu sebeple edebî eleştiri kültürünün daha da geliştirilmesi, övgü ya da yergi çerçevesinde değil, Türk’ün medenî ve kültürel kimliğinin daha sağlam temellere dayalı tarifi için gerekli olduğunu düşünmekteyiz. Bunun için felsefenin, düşünce ve fikir üretme ilkelerini de bizim belirlememiz gerekmez mi?

Felsefeyi yasaklayan kafalarla, düşünmenin yerine salt naklî ilimler çerçevesinden peşinen kabullenilmiş/ ezberlenmiş, düşünmeye dayalı olmayan değerlendirmeler ve yaklaşımlar aklın düşünce dünyasından ihraç edilmesi anlamına gelir ki, bundan daha büyük anlayış felaketi olamaz.

14.02.2026 Muhittin Gümüş Muhittin Gümüş'ün Edebî Sayfası Osman Beyhan Gümüş Halit Gümüş Mustafa Gümüş Gençosman Gümüş Tanrı Dağları'ndan selamlar

Muhittin GümüşTanrı Dağları’ndan
İlgili Yazılar
Yayınlar

Kitaplar ve Sözlükler

Türk lehçelerinin söz varlığına dair karşılaştırmalı eserler.

1995

Türkçe Açıklamalı Azerbaycan Atasözleri

Prof. Dr. Mehman Musaoğlu ile birlikte

1995

Türkçe Açıklamalı Türkmen Atasözleri ve Bilmeceleri

Prof. Dr. Sapar Kürenov ile birlikte

1995

Türkçe Açıklamalı Özbek Atasözleri

Doç. Dr. İbrahim Yoldaşev ile birlikte

2008

Kırgızca-Türkçe-Rusça Konulu Sözlük

B. Sagınbayeva, İ. Şahin, E. Tölökova ile birlikte

Bütün Eserler
Arşiv

Foto Galeri

Kırgızistan’dan kareler — Burana’dan Song-Köl’e, boz üyden Tanrı Dağları’na.

Burana Kulesi · Balasagun
Song-Köl · Yaylada atlar
Boz üy · Yayla
Alay Dağları
Bozkır
Dağ geçidi
Karlı zirveler
Toktogul
Yeşil yamaçlar
Burana · Balasagun
Ala Arça
Tanrı Dağları

“İlim ve sanat, iltifat görmediği memleketten göç eder.”

İbn Sînâ · 980–1037

Arşivden

Videolar ve Söyleşiler

Televizyon programları, söyleşiler ve proje kayıtları.

Türkçeye gönül verenlerle…

Öğretim, yayın ve proje iş birlikleri için iletişime geçebilirsiniz.

İletişime Geç