Muhittin Gümüş Türkolog · Eğitimci
Türkolog · Eğitimci · Yazar

Muhittin Gümüş

Öğretim Görevlisi · Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi

Ankara’dan Taşkent’e, Taşkent’ten Bişkek’e uzanan otuz yılı aşkın bir yolculuk: Türkçenin yabancılara öğretimi, Türk lehçeleri, çeviribilim ve Türk dünyası gençlerinin geleceğe hazırlanması.

Bişkek · Manas Üniversitesi

Türk Dünyası

  • Türkiye
  • Azerbaycan
  • Kazakistan
  • Kırgızistan
  • Özbekistan
  • Türkmenistan
  • KKTC
  • Macaristan
35+Yıllık Hizmet
3Başkent: Ankara, Taşkent, Bişkek
7Kitap ve Sözlük
26Yönetilen Tez
Ana Sayfa › Yazılar

TDK ve Kalabalık Yalnızlık

Temmuz 13, 2025 Tanrı Dağlarından

Türk Dil Kurumunun 93. yılı kutlu olsun.

Dil ve kültür tarihimizdeki yeri ve önemi çok yüksek olan TDK'nin çalışmalarını takip ediyoruz.

Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu Mustafa Kemal Atatürk'ün en büyük iki eseridir.

Kuruluşundan beri dilimize, kültürümüze, tarihimize emek veren herkese sonsuz teşekkürler…

Geçmişte dilde sadeleştirme adı altında yapılan bazı hataları biliyoruz ama biz burada artık güzel işlerden söz edeceğiz. Meselâ Türkçenin Derlem Temelli Sözvarlığı çalışmaları başladı. Aslında gecikmiş bir çalışma olmakla birlikte başlanması da bizce kıymetlidir.

Gelelim diğer bir konuya... Konumuz "Kalabalık Yalnızlık". Ne demek bu?

Türk Dil Kurumu tarafından 2024 yılının kavramı olarak seçilen “Kalabalık Yalnızlık”, günümüzdeki hayat tarzının nasıl olduğunu ve toplumun nereye doğru gittiğini göstermesi bakımından manidar bir kavram tespit edilmiştir.

Genel dilbiliminin alt dallarından toplumdilbilim (sosyolenguistik), psikodilbilim, kültürdilbilim vb alanların ürünleri yalnızca makale ve kitap sayfalarında kalmamalıdır. Dilimizle insanımızın, milletimizin, kültürel kodlarını irdelemek gibi bir işlevi yerine getirmek zorundayız.

“Kalabalık Yalnızlık”, insanların kalabalık bir ortamda olmasına rağmen kimseyle insanî ilişkide bulunmayıp iç dünyasında kendini yalnız ve soyutlanmış hissetmesi hâlinin fenalığını ben izah edemem.

Günümüzde çokça rastladığımız bu duygunun samimiyetsiz, belli başlı ortak değerlere sahip olmayan, bireyci hayat tarzıyla ilgilidir.

Türk insanı, çevresinde anlamlı ve derin bağlar kurmayı her zaman mecburiyetten öte psikolojik ve manevi bir ihtiyaç olarak görürken son yıllarda bırakın konu komşuyu ya da dost akrabayı; kendi ailesi içinde dahi yetersiz veya samimiyetsiz davranışlar nedeniyle yalnızlık hissine kapıldığı anlaşılıyor.

Bu konuda araştırmacılar "kalabalık yalnızlık" hissinin üstesinden gelmek için anlamlı ilişkiler kurma ve toplumsal aidiyet geliştirme çabalarının bireyin iletişimine katkıları üzerinde duruyorlar.

İnsan, sosyal bir varlık ise mutlaka diğer insanların arasında olmalı. "Yalnızlık Allah'a mahsustur" deriz ve yalnızlık hissinin karşılığında konuşma, paylaşma ve hasbihal etme ihtiyacının istediği gibi karşılanamaması durumunda yalnızlık olarak çıkar karşımıza.

İnsanın sosyal ilişkilerinde, kültürel hayatında, kendini bir yere ait hissedememesi, konuşan ve dinleyen insan için zor bir hâldir.

İnsanların iletişim kuramamasının, yüzeysel bir iletişim hâlinde olmasının ve kendini bir yere ait hissedememesinin çok sebepleri vardır.

Teknoloji yalnızlaştırdı demek tehlikeli bir söz. Oysa teknoloji kolaylaştırır, konformist bir hayata götürür. İnsanın psikolojik bir yapısı olduğunu, konuşabilecek dili olduğunu, dik yürürken düşündüğünü, aklını kullandığını, gülmeyi ve sevinmeyi bildiğini de göz ardı edemeyiz.

Bilgisayar, televizyon ya da akıllı telefon başında ve sosyal medyada geçirilen vaktin nasıl geçtiğinin hesabı yok.

Sanal dünyada sanal dostlar ile sanal sevgiler(!), sanal kıymetler(!) oluşuyor. Sabun köpüğü misali, parlak ve bir anda yok oluveriyor.

Biz öğrenciyken "Okuma Topluluğu" ile Ankara'da Millî Kütüphane'de ve "Bizim Ocak"'ta ekol oluştururken ebedî dostluklar kurduk. Fikir paylaşımı, duygu paylaşımı çok güzel şeyler yaşatıyor. Elindekinin fazlasını arkadaşa verme cömerliğini didaktik yaklaşımla kimseye kazandıramazsınız.

Sosyal varlıktan yalnız varlığa gidişte tehlike ortak değerlerin de aşınıp yok olmasıdır. Bireyselcilik "Bana necilik'e dönüşürse eyvah eyvah demek fayda etmez.

Biz mesleğimiz gereği hep sosyal ortamdayız. Üniversitedeki öğrencilerimiz, meslektaşlarımız ve idari personelimizle sosyal ilişkilerimiz kalabalık yalnızlığa dönüşemez. Hele de bizim söz sanatlarıyla dolu düşüncelerimizi zihnimizde saklamak yerine icra etmek için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.

Bahçe, park, okul, cami, dernek, vakıf, kahvehane, apartman kameriyeleri sosyalleşmenin, ortak duyguların yaşanacağı yerlerdir. Yerine göre bir çınar ağacının gölgesinde hasbihal etmek, havuzbaşında, sahilde, yaylada veya küçük bir balkon muhabbetini göz ardı edenler duvarlarla konuşmaya başladıysa vay haline. En ıssız yerde bile insan, yalnızlığını gidermek için Allah'ın varlığını ve onun yanında olduğunu hissetmeye gayret eder. Peyami Safa'nın Yalnızız romanını 1985'te okumuştum emanet bir kitaptan 1991'de Ötüken Neşriyat'tan satın alarak kütüphaneme koydum.

Yıllar sonra geçen hafta yeniden okumaya başladım. İlk defa okuyor gibiyim. Değerlerin yok oluşuyla yalnızlaştığımızı anlatan eserde madde mi, mana mı; Doğu mu, Batı mı diye tartışmacı bir üslubun yanında muhteşem bir tasvirî (betimlemeli) anlatım var. Kalabalık yalnızlığa mahkum olmamak için okumanın, öğrenmenin ömür boyu devam etmesi gereken bir davranış olması gerektiği unutulmamalıdır.

Yalnızlık, birlik beraberlik anlayışıyla yok olur. Biz yalnız değiliz. Birlikte güçlüyüz. Biz Türk dünyasıyız. Türk milleti dilde, fikirde, işte birliği başaracaktır. Birlik olanlar yalnız değildir. Yalnızlıktan öte kimsesiz bırakmasın bizi yüce Allah.

Muhittin GümüşTanrı Dağları’ndan
İlgili Yazılar
Yayınlar

Kitaplar ve Sözlükler

Türk lehçelerinin söz varlığına dair karşılaştırmalı eserler.

1995

Türkçe Açıklamalı Azerbaycan Atasözleri

Prof. Dr. Mehman Musaoğlu ile birlikte

1995

Türkçe Açıklamalı Türkmen Atasözleri ve Bilmeceleri

Prof. Dr. Sapar Kürenov ile birlikte

1995

Türkçe Açıklamalı Özbek Atasözleri

Doç. Dr. İbrahim Yoldaşev ile birlikte

2008

Kırgızca-Türkçe-Rusça Konulu Sözlük

B. Sagınbayeva, İ. Şahin, E. Tölökova ile birlikte

Bütün Eserler
Arşiv

Foto Galeri

Kırgızistan’dan kareler — Burana’dan Song-Köl’e, boz üyden Tanrı Dağları’na.

Burana Kulesi · Balasagun
Song-Köl · Yaylada atlar
Boz üy · Yayla
Alay Dağları
Bozkır
Dağ geçidi
Karlı zirveler
Toktogul
Yeşil yamaçlar
Burana · Balasagun
Ala Arça
Tanrı Dağları

“İlim ve sanat, iltifat görmediği memleketten göç eder.”

İbn Sînâ · 980–1037

Arşivden

Videolar ve Söyleşiler

Televizyon programları, söyleşiler ve proje kayıtları.

Türkçeye gönül verenlerle…

Öğretim, yayın ve proje iş birlikleri için iletişime geçebilirsiniz.

İletişime Geç