Beklentiler öznel, analizler nesnel olur. Şahsî beklentilerinizi, arzularınızı, heveslerinizi "analiz" diye yutturmaya kalkışırsanız şapa oturursunuz... Aklınıza hemen fena şeyler gelmesin. "Şapa oturmak" hakaret değildir; çünkü anlamını bilince bizi daha iyi anlarsınız. Anlatım gücü yüksek Türkçemiz, bu deyimi "içinden çıkılması güç bir duruma düşmek, çıkmaza girmek" anlamında kabul etmiştir...
Eğer beklentilerinizi analiz diye sunarsanız ve hakikat denen bir kavram da beni hatırlayınız dediğinde iş çığırından çıkar. Taraftarınızda da psikolojik travma oluşturursunuz. Bu hâl ve fiiller, travmatik yapılı taraftarınızı kaybettiğiniz günün akşamından itibaren kendinizle hesaplaşır hâlde bulursunuz ama o hesabı verebilir misiniz?
Veremeyince de galip gelene saldırma kolaylığını seçerseniz şamar oğlanı olursunuz... Neden? Bu defa hem aldananlar hem de rakibiniz size râkip muamelesi yapar...(Rakip ile râkibin anlam farkını bilirsiniz.) Bütün yük sizde olur...
Mutlak hakikatin yerine beklentilerinize, nefsinizin arzularına iman ederseniz vay hâlinize... Galiplerin olduğu yerde elbette ki mağluplar da vardır... Çalışan galiptir...