Eğer sen bizim dağlara taşlara, ağaca ormana yıldırımlar düştüğünde içinde yanıp kavrulanlara yüreğin sızlamıyorsa gönül dağımızın eri olamazsın.
Eğer sen bizim bağa bostana, bahçeye, tarlaya dadanan çekirge ve haşerattan mustarip olmuyorsan bizim gönül sofrasının müdavimi olamazsın.
Eğer sen bizim derdimizle dertlenmiyor, sevincimizle coşmuyorsan bizim gönül evinin mensubu olmazsın.
Eğer sen yetimin öksüzün, garibin gurebanın, fakirin fukaranın hakkını yiyorsan bizim gönül penceresinin ışığı olamazsın.
Eğer sen aziz vatanımızı ve yüce Türk milletinin menfaatlerini muhafaza ve müdafaa etmek için dün ve bugün bizimle değilsen yarın bizim gönül ordumuzun neferi olmazsın.
Eğer sen din-i İslam’ın emirlerinden adaleti, iyiliği, yardımseverliği, temizliği, kul hakkı yememeyi beceremiyorsan ve Türk milletinin hoşgörüsünü, hamiyetperverliğini, merhametini ve şefkatini suistimal ediyorsan bizim gönül fermanından çıkan hükümden azade olamazsın.
Eğer sen Türk milleti için, İslâm ve insanlık âlemi için emek sarf etmek yerine bit yavrularının, sülüklerin, lümpen liboşların, Türk ve İslâm düşmanlarının, manevi değerleri aşağılayan gericilerin, tatlısu demokratlarının; sonradan görme, şükürsüz ve nefsinin esiri sözde muhafazakârların; menfaatlerini davasından üstün tutan ulusalcıların; davasını şahsî pirime dönüştürüp her devrin adamı olmaya çalışan ipe sapa gelmez kaypakların, millet ve devlet düşmanlarıyla işbirliği yapacak kadar alçalan şuursuzların ve kimliksizlerin içindeysen, bir de onların uşaklığına soyunduysan bizim gönül coğrafyamızda kendine arzda ve semada dahi yer bulamazsın.
Eğer sen Türk milletinin ilim ve irfanda, teknolojide, sanatta, sporda, edebiyatta, medeniyette ve bütün eğitim-öğretim sahasında akıl ve alın teri dökmüyorsan bizim gönül dünyamızda esamen okunmaz.
Eğer sen Türkiye Cumhuriyeti devletini bölmek, parçalamak ve yok etmek arzusuyla her türlü pisliği yapacak vampirlerin emellerine alet oluyorsan bizimle gönül ferahlığı yaşayamaya hakkın olmaz. 06.04.2024