Bazı hassas konuları ısrarla yeniden yazmaktan geri durmayacağız. Tarihçi Prof. Dr. Erhan Afyoncu'nun serzenişinden, isyanından söz edeceğim. "Tarihçi akademisyenlerin ortak haberleşme grubunun "Türk Tarihçiler" olan adını "Türkiyeli Tarihçiler" olarak değiştirmişler. Başımdan aşağı kaynar sular dökülse bu kadar acı duymazdım. "Türk" yerine "Türkiyeli" koymuşlar yazışma gurubunun adını. Sebep: Türk, etnik bir isimmiş... Türk demekten utanıp Türkiyeli demek de ne oluyor!!!? Bunu sorgulamak lazım. Başka insanların değil de Tarihçilerin bunu söylüyor olmasından çok endişe duymaya başladım.
Türk, etnik isim değildir. Türk, millet adıdır. Bu ülkede Türk deyince faşist, Türkiyeli deyince demokrat oluyorsun! Olmaz böyle bir şey. Bu ülkeyi Türk milleti kurmuştur."diyor. Erhan Afyoncu hocanın bu tepkisini daha gür bir sesle her yerde dile getirmek şarttır.
Benzer müptezelliği ve basiretsizliği "Türk edebiyatı" "Türkiye edebiyatı" konusunda görüyoruz. Türk şair, yazar, edebiyatçı yerine Türkiyeli şair, yazar, edebiyatçı demeye alıştıran kafalarla mücadele etmek bizim için terörle ve teröristlerle mücadele kadar değerlidir. Rus edebiyatı, Alman edebiyatı, İngiliz edebiyatı denirken sorun yok ama bize gelince Türk edebiyatı değil Türkiye edebiyatı olacak, öyle mi!!!?
Afrika göçmeni siyahi insanlar Fransa'da Fransalıyım demiyor; Fransız'ım diyor ama bizim içimizdeki bit yavruları Türk değil de Türkiyeli imiş... Üstelik bazı özel üniversitelerde ders adı olarak "Türkiye edebiyatı" biçiminde kullanmaya başladıkları kulağımıza geliyor... Asla kabul ve tahammül edilemez bir durumdur bu.
Yarın "Türkiyeli" demeyi de etnik anlam taşıyor diye ülkemize başka ad koyma yarışına girerler bu köksüzler.
O tatlısu demokratlarını, kendine Türk tarihçi, Türk şair, yazar/ edebiyatçı, Türk mühendis, Türk bilim adamı, Türk kadını, Türk doktor, Türk işçisi, Türk şarkıcı diyemeyenleri adam sanıp çok önemli yerlerde, kürsülerde sahnelerde konuk edenler, itibar gösterip taltif edenler, burnunun ucunu göremeyen gafiller de en ağır sözleri hak ediyorlar. Bence ilk önce bunları eşek sudan gelene kadar terbiye ve tekdir etmekle eyleme başlamak yerinde olur. Söz konusu bölücü zihniyeti temsil edenlere "demokrat" davranan ahmakların mangalda kül bırakmayan sözde Türk milliyetçisi geçinmesi ise tam bir mankurtluktur.
Böyle bir alçaklığı kabul edebilir miyiz? Mehmetçiğe "Türkiyeli asker" mi diyeceğiz! Kahraman Türk ordusuna, yiğit Türk polisine, Türkiyeli değil yalnızca Türk denir.
Türk kahvesi, Türk lokumu, Türk mutfağı, Türk misafirperverliği, Türk köylüsü, Türk insanı, Türk evladı, Türk çocuğu ile gurur duyarız. İslam ahlâkının ve Türk töresinin temellerinden ilhamla müreffeh bir Türkiye ve Türk dünyası için çalışan Türk insanlık için de iyi şeyler yapan, mazlumlar için "beklenen" sıfatını taşıyandır.
Türkiye Cumhuriyeti devletinin vatansever herbir evladı Türk milletinden olmakla övünç duyar. Türk gibi aziz ve şerefli bir milletin mensubu olmaktan imtina edenler varsın gitsin karşı tarafa; biz de hedefimizi ve geleceğimizi ona göre teminat altına alırız. 300 milyonu aşkın bir Türk dünyası gücünü göz ardı edenler başka mahfillere girdiğinde çok geç olacak. Tarihin bir kez daha kimi ne olarak yazacağını şimdiden bilmekteyiz.
Başka emelleri olanlar için çok iyi tedavi şekilleri hukuk çerçevesinde derhal uygulanır evvel Allah'ın izniyle... Ne mutlu Türk'üm diyene! 28.04.2024