Seçimler; millet iradesinin devlet/kamu yönetimine tecelli ettiği dönemlerdir. 31 Mart 1984'ten beri 5 yılda bir yenilenen yerel yönetimler seçimi yapılmaktadır. Yereldeki başarılarıyla ya da başarısızlıklarıyla tarihteki yerini alan nice şahsiyetler var. Oy isteyenler var bir de oy veren 60 milyondan fazla vatandaş var. Bu oy verenler çeşitli hallere sahip insanlardır... Demokratik kültür bilincinin geliştiği toplumlarda oy vermenin sorumluluğu oy isteyenlerden daha fazladır. Çok derine dalmadan konuya girelim. Bizim seçimlerimizde oy verenleri yani seçmenleri birkaç şekilde kategorize edebiliriz:
Hür iradesiyle oy kullanan seçmenler...
İradesini satmış/kiralamış, ipotek altına aldırmış ve tıpış tıpış bize oy vereceksiniz diyenlere oy verenler...
3."Aman ha daha beteri gelir!" diyerek kerhen oy verenler...
İdeolojim, davam, partim kazansın düşüncesiyle oy verenler...
Şehrime, ülkeme hizmet ederek hayata değer kazandıran adaya oy verenler...
Şahsi ikbal ve istikbali için parti ya da aday tercihinde bulunarak oy verenler...
Şahsî menfaatlerini korumak, öç almak ve daha da ileri giderek kazanmak için değil; kazandırmamak için oy verenler...
Kendisinin kazanamayacağı apaçık belliyken bir zamanlar aynı davada yoldaş olanları kazandırmamak için oy verenlerin, aday olanların kazandırdıkları müzmin rakibin alçakça yaptığı zulümleri, baskıları ve faşist, bölücü, ayrıştırıcı eylemlerini unutarak ne koparırsam kârdır diyen işportacı kafaya saygımız olmaz...
Hâlâ kokan bir şehirde yaşamayı ideolojik sebeplerle kabul edenlere, hiç bir hizmet almadığı, övünmek için bile olsa eseri bulunmayanlara itibar edenlerin tedavisi mümkün değil. Kimileri ebedî tatile çıkarılmalı, kimileri evinde hatıra yazmalı, kimilerine ders verilmeli bu seçimde.
Türk milletinin hakkını hukukunu koruyan, itibarını yücelten; ekonomik, kültürel, edebî, sanatsal, sportif ve sosyal hayatına değer katan ve mutlaka somut projeleri olan güvenilir şahsiyetlerin seçilmesini gönülden arzu ediyorum. En çok da Beşiktaş'ta Serkan Toper'in seçilmesini canı gönülden istiyorum. Hak edenin kazandığı, millet iradesine saygı gösteren ve sonuçlarına demokratik kurallar çerçevesinde katlanan erdemli insanlara şimdiden teşekkürler...
Kaybedenler! Lütfen ağlamak yok ha! Kazananlar ise mütevazı olmak güzeldir, sevincinizi abartmayınız. Kışkırtılmaya teşne olanlar hiç de az değil. Hayırlısıyla huzur içinde bir seçim diliyorum.30.03.2024
Her insanının bilmesi gereken bazı adabı muaşeret kuralları:
Hoşgeldiniz diyen birine kafa sallanmaz; "Hoşbulduk" denir.
Elinizi sıkan kişinin yüzüne bakılır; boşluğa ya da başkasına bakılmaz. El sıkan kişi de o anda başkasına bakmaz.
Gülümsemek yani tebessüm etmek insanı küçültmez, incilerini dökmez; medeni olmaktan kaçınmayın.
Bir mekâna girince selam verilir, selama camış gibi kaykılarak cevap verilmez; toparlanılır.
Ayaktaki kişinin uzattığı el, oturarak sıkılmaz; ayağa kalkılır.
Makam, güç, para sahiplerine menfaat için yaltaklanılmaz; insan, sadece insan olduğu için kıymetlidir.
Birden fazla kişi ile sohbet ederken sürekli aynı kişiye bakarak konuşulmaz; ayıptır.
Sohbet esnasında telefon çalarsa konuşmak için önce izin istenir; pat diye telefona bakılmaz.
Sohbette insana odaklanılır, telefona değil; çaktırmadan bakmaya çalışmak ise samimiyetsizliktir.
İş yerlerindeki yemekhanelerde masanıza yemeğiyle gelen kişiden önce kalkıp gidilmez. Size değer verdiği için sizinle oturmak istemiştir. Çok önemli bir mazeretiniz/ aceleniz varsa müsaade isteyiniz. Bu sizi küçültmez.