Geçen yıl Mayıs'ta "En sonunda mağarama (ada’ya) geri döndüm." diyen "Üsküdarlı Ada Çocuğu"na kısaca eleştirilerimiz... "Gidin de eski kitaplarınızı yeniden okuyun orada. Eminim size iyi gelecektir. Çok politize olup tefekkürü terkedip düşünsel(!) bir yüzeyselliğe düçar oldunuz. Ussal olandan aklî olana sığınmak kurtuluştur. Adanızda yeniden aklı bulursunuz inşallah." Ali Osman Solak Hocamız iyi demiş...
Biz de diyoruz ki, “Cuk oturan bir tespit ve analiz aynı zamanda muhatabını sarsan bir yorum pek hoşuma gider Hocam. Eski kitaplarının derinliği yeni düşüncelerindeki sığlıkla mukayese edilince daha değerli görünüyor... Dücane Bey'in yeniden aslına döneceğine inanıyorum... Ama bu durumu itiraf yerine tevil etmesinden endişeliyim... Haksız çıkmayı arzu ederim... Düşünme sanatının sanatkârları nefislerine kurban olmamalıdır...”
Maalesef öyle olunca da biz üzülüyoruz. Oysa çok ümitvar idik... Artık yeni bir yolda olan aranıyor... "Felsefe; yolda olmaktır" der Heidegger... Bir o yolda, bir bu yolda dans etmez aklı ve ilmi temsil edenler... Felsefe, bilginin temelinde bulunan bir takım gerçeklere ve insan davranışını yöneten ilkelere ulaşma çabasıdır. Felsefe aslen bir düşünme etkinliğidir. İnsanların ve hayatın anlamı üzerine düşünmeyi sağlar. Bu düşünme etkinliğinin sonucunda ortaya çıkan ürüne felsefi bilgi denir...
Felsefe kelimesinin anlamı hikmet sevgisidir. Felsefenin bazı tanımları ise şöyle sıralanabilir: Platon'a göre felsefe, doğruya varmak, var olanı bilmek için düşüncenin yöntemli çalışmasıdır. Aristoteles ne diyordu acaba? Adaya dönmek için tek sebep ve tek gerçek öncelikle adadan ayrılmak mıdır? Dönüşler yöne bağlıdır üstadım! Sonra 29 Şubatlarda dört yılda bir dönülür… Unutma! 29.02.2023