9 Ocak 1936'da - Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi açıldı... Türkiye Cumhuriyeti'nin kültür mimarlarının yetiştirilmesi amacıyla büyük önder Gâzi Mustafa Kemâl Atatürk tarafından kurulan Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi 88 yıl önce bugün açıldı. Binasının ön cephesinde "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." yazan fakültede 1984-1988 yılları arasında Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğrencisi olarak okudum. Sonra lisansüstü eğitim ve ilk hocalık tecrübem hep orada oldu.
DTCF mezunu olmaktan gurur duyuyorum her zaman. 80'li yıllardaki apolitik ya da yasaklarla dolu dönemde adam akıllı dersler gördük. Aldığımız bilim ve eğitimin kalitesi tartışılmaz. Dersten başka bir şey yapmaya da fırsat bırakmayan 12 Eylül rejiminin psikolojik baskılarını fazlasıyla hissetmekle birlikte verimli bir öğrencilik dönemi geçirdiğimi söyleyebilirim. Ders dışında eğitim, kültür ve sanat etkinliklerine katılarak kişisel gelişimimizi sağladık. Özellikle de mezun olur olmaz aynı bina içinde görev almak, ders vermek nasip olunca sevmemek mümkün mü? Dil-Tarih bir sevdadır...
Yıllar sonra aynı fakültede oğlum Osman Beyhan Türkoloji, büyük kızım Nazlı Hilâl de Tarih Bölümünde okudular...
Türk yükseköğrenim tarihinde özel bir yeri vardır bu fakültenin. Öğrenciliğimde merhum Prof. Dr. Hasan Eren, merhume Prof. Dr. Hasibe Mazıoğlu, merhum Prof. Dr. Doğan Aksan, merhum Prof. Dr. İsmail Ünver, merhume Prof Dr Olcay Önertoy, merhum Prof. Dr. Cem Dilçin'den, Allah ömürler versin bu yıl 104 yaşına girecek olan hocamız Prof. Dr. Zeynep Korkmaz'dan, yine çok kıymetli hocalarım Prof. Dr. Hamza Zülfikar, Prof. Dr. Mustafa Canpolat, Doç. Dr. Kayahan Erimer, Prof. Dr. İsmail Parlatır, Prof. Dr. Ramazan Kaplan, Prof. Dr. F. Sema Barutçu-Özönder, Prof. Dr. Hasan Özdemir'den ders alırken bu gün hepsi profesör olan Prof. Dr. Abdulkadir Gürer, Prof. Dr. Hasan Kavruk, Prof. Dr. Nurullah Çetin, Prof. Dr. Önal Kaya, Prof. Dr. Hakan Sazyek ve Prof. Dr. Halil İbrahim Usta da asistan idiler. Var olsunlar...
Türk Dilbiliminin babası Prof. Dr. Doğan Aksan hocamızdan Dilbilim derslerimizi alırken Prof. Dr. Nadir Engin Uzun ve Prof. Dr. Leylâ Subaşı Uzun doktora öğrencisiydiler. Sonraki yıllarda yüksek lisansta hocam oldular ve Dilbilimde bayrak onların elinde... Bugün Prof. Dr. Murat Küçük, Paşa Yavuzarslan başarılı çalışmaları var ve yeni kuşak öğretim üyeleri geliyor… DTCF’den yetişen Tarih Bölümünde Prof. Dr. Üçler Bulduk, Türkolojiden Dr. Aziz Gökçe, Prof. Dr. Mahir Kalfa ve daha niceleri…
Öğretmenlik Formasyon dersleri için de Cebeci Kampüsündeki Eğitim Bilimleri Fakültesine giderdik. Prof. Dr. Fatma Varış, Prof. Dr. Mahmut Tezcan, Prof. Dr. Âkif Ergin, Prof. Dr. Cavit Kavcar, Prof. Dr. Ziya Bursalıoğlu, Prof. Dr. Saffet Bilhan, Prof. Dr. Enise Kantemir ve daha niceleri... Ölenlere Allah'tan rahmet, yaşayanlara uzun ömürler diliyorum.
Nice bilginler vardır ki gerçek bilgiden, hakiki irfandan nasipsizdirler. Bu ilim sahipleri, bilgi hafızıdır, bilgi sevgilisi değil. (Mevlana). Benim hocalarım ilim hazinesini zenginleştiren bilim sevdalılarıydı... Dil- Tarih bir sevdadır bizim gönlümüzde... Kutlu olsun bugün... 09.01.2024
Âşığın derdini anlatmak için onu iyi anlamak gerekir. Ama nasıl?
"Kuleden ses geliyor kuleden... O kaş, o göz değil mi? Beni sana kul eden..."(Türkü)
Bazen o ses dereden, çaydan, ırmaktan gelir... O ses, yüce dağdan, esen yelden gelir. Gönülden sesler kulağa değil yüreğe gelir... Bir de dile gelirse pek güzel gelir... Su gibi... 10.01.2024