Muhittin Gümüş Türkolog · Eğitimci
Türkolog · Eğitimci · Yazar

Muhittin Gümüş

Öğretim Görevlisi · Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi

Ankara’dan Taşkent’e, Taşkent’ten Bişkek’e uzanan otuz yılı aşkın bir yolculuk: Türkçenin yabancılara öğretimi, Türk lehçeleri, çeviribilim ve Türk dünyası gençlerinin geleceğe hazırlanması.

Bişkek · Manas Üniversitesi

Türk Dünyası

  • Türkiye
  • Azerbaycan
  • Kazakistan
  • Kırgızistan
  • Özbekistan
  • Türkmenistan
  • KKTC
  • Macaristan
35+Yıllık Hizmet
3Başkent: Ankara, Taşkent, Bişkek
7Kitap ve Sözlük
26Yönetilen Tez
Ana Sayfa › Yazılar

"Havayınan Boyraz"

Aralık 04, 2023 Tanrı Dağlarından

Yazımın başlığı bizim yörenin ifadesiyle bomboş işler anlamındadır... Öyle insanlar veya olaylar çoktur... Sert bir eleştiri olarak "Seninki de havayınan boyraz gardaşım!" derler. Poyraz esintisi kuzey doğudan gelir ve yalnızca soğuk eser... Yalnızca eser durur; bir faydası yoktur o poyraz yellerinin... Tabii bir de şunlar var: bayram havası, sepet havası, göbek havası, don havası, bozum havası, Aydın havası (Aydın abası).

“Hava” dediğimizde aklımıza neler gelir? Hava, su, toprak, ateş... Bu dört temel unsur (anâsır-ı erbaa) olmadan hayattan söz edilemez. "Hava" dediğimizde ilk olarak nefes, oksijen akla gelmeli ama pek farkında değiliz bunun. Havaya meteoroloji açısından bakmaya şartlanmışız. Bir zamanlar ilk özel tv kanalında hava durumunu sunan sunucumuz Hülya Uğurlu Hanımefendi vardı. "Havalar nasıl olursa olsun, sizin havanız iyi olsun!" derdi. TRT'de Ersin İmer hava durumunu sunarken "Donsuz geceler" temenni (!) cümlesiyle aslında televizyon kazası yaptığının ve böylece ekranlara veda ettiğinin farkında değildi.

Neyse biz havaya bakalım. Çünkü havasız olmuyor... Bulutlar kabarır, rüzgâr eser ve birden bire sağanak yağmur yağar; şikayetçi oluruz... Kış gelir, havalar soğur ve lapa lapa kar yağar; üşüdük, donduk yahu… Buz gibi hava var… Çocuklarımız evden çıkarken “Aman dikkat et evladım; kalın giy de üşütmeyesin!” diye nasihat ederiz ama nafile... Onlardan aldığımız cevap genellikle “Bana bir şey olmaz anne/baba!” biçimindedir. Beklenen bahar gelir, yaz olur... Bu defa da bu sıcaklar bizi mahvediyor arkadaş!... Bulunduğumuz şehirde mutlu olmadığımızı yansıtmak için "Buraların havasına ve adamına güvenilmez"... deriz.

Zoraki oturup sohbet etmek durumunda kaldıysak “Eee… daha daha nasılsınız?” gibi doldurmaca sorulardan sonra “Havalar da pek fena bu aralar...” dediğimizi biliyoruz. Sıkıcı bir muhabbetin(!) ardından “Falancayla oturduğunuzda neler konuştunuz?” sorusuna da “Ne olacak birader? Havadan sudan bahsettik işte!” deriz. Bir ara "Sözlüğe bakayım hele… Şu ‘hava’yla ilgili ne gibi sözlerimiz varmış acaba?" dedim kendi kendime… İçinde “hava” geçen 76 söz/ terim olduğunu görünce şaşırdım. Meteoroloji, fizik, kimya gibi alanlara dair terimler o alanların uzmanı olmayanlara sıkıcı gelir… Hava’nın deyimlerde kullanımı pek hoş görünüyor. Deyimler, yazılı ve sözlü anlatıma güç katan inci taneleri gibidir. İşte onlardan bazıları şunlardır:

ağzı havada (1) Hep yükseklerden dem vuran, yüksekten atan (kimse).(2) Olup bitenden habersiz, şaşkın, alık (kimse). Örnek: Ağzı havada insanları gördükçe vay halimize diyorum.

ağzını havaya açmak; beklediğini, umduğunu elde edememek. Aklı bir karış havada; hiç düşünüp taşınmadan davranan, olgunca davranmayan, delice davranışları olan, aklına esen her şeyi yapan (kimse). örnek: İnsanın aklı bir karış havadaysa, elden bir şey gelmez doğrusu. Bana göre hava hoş: Herhangi bir durum, tutum vb.) ne biçimde olursa olsun benim için hepsi bir, öyle de olsa böyle de olsa değişmez. örnek: İster yap ister yapma, bana göre hava hoş.

başı havada (ya da havalarda): Çok sevinçli, çok mutlu. Örnek: Günlerdir başı havalarda, bilmediğimiz bir şeyi var demek ki. Bayram havası: Çok sevinçli, çok neşeli bir ortam. Örnek: Karneler verilince ortalık bayram havasına bürünmüştü. bozum havası: arg. utangaçlık, utanma. bozum havası çalmak: arg. (1) utanmak. (2) canı sıkılmak, sinirlenmek, kızmak. burnu havada: kendini çok beğenmiş, herkese yukardan bakan, çok kibirli (kimse). burnu havada olmak: herkese yukardan bakmak, kendini çok beğenip kibirlenmek. don havası: suları donduracak kuru soğuk. fesini havaya atmak: çok sevinmek. göbek havası: (1) sanat değeri bulunmayan, eğlenmek, göbek atmak için çalınan ya da söylenen oyun havaları, göbek atarak oynamaya uygun müzik. (2) mec. çok eğlenceli durum. örnek: Radyo bir göbek havası çalıyordu. hava almak: (1) Temiz havalı bir yere çıkarak dolaşmak, dinlenmek, ciğerlere temiz hava çekmek. (2) Eline bir şey geçmemek, umduğunu bulamamak. (3) İçine hava girmek. Haydi, kıra çıkıp da biraz hava alalım.? Hava basmak: (1) Büyüklenmek, kibirlenmek, olduğundan fazla görünmeye çalışmak. (2) Bir şeyin içine hava doldurmak.?Amma da hava basıyorsun, onları korkutacağını mı sandın.? hava hoş: Şu ya da bu şekilde olması arasında bir fark olmamak. hava parası: Bir yeri tutmak, kiralamak ya da bir şeyi elde etmek için değeri dışında açıktan verilen para.? Yeri bize verecekler a ma bir milyon lira hava parası istiyorlar.? Herhangi bir durum, tutum vb. ne biçimde olursa olsun senin için hepsi bir, öyle de olsa böyle de olsa değişmez. Örnek: İster yap ister yapma, öyle ya sana göre hava hoş. sepet havası çalmak: Birini işten çıkarmak, yol vermek, yanından uzaklaştırmak. Demek bize de sepet havası çalacakmış, görürüz bakalım!Bugün havamdayım!/Havamda değilim... Havan batsın be abi! Şu havalara bak hele! deriz... Havasız olmaz... Hayat havayla, suyla, toprakla ve ateşle (güneş, ışık, enerj) ile başladı ve onlarla devam ediyor... Biri yokken diğerlerinin varlığı söz konusu değil...

Hava gibi su gibi ihtiyaç duyulan şeyler vardır... Sevgi, huzur, barış ve esenlik... Bunları veren Allah'a şükürler olsun... Toprağı vatan eyleyen ecdada aşk olsun... Türk evladının istikbali/geleceği göklerdedir... Yeriniz yoksa havanız da olmaz! Yerde kökünüz yoksa dalda meyveniz olmaz...

Yer ile gök arasında yaratılan Türk oğlu hep var ol! Gücün, kudretin ve varlığın ebedî dostluk ve kardeşlik hukukunu pekiştirmeye devam için çok gerekli çok...

Muhittin GümüşTanrı Dağları’ndan
İlgili Yazılar
Yayınlar

Kitaplar ve Sözlükler

Türk lehçelerinin söz varlığına dair karşılaştırmalı eserler.

1995

Türkçe Açıklamalı Azerbaycan Atasözleri

Prof. Dr. Mehman Musaoğlu ile birlikte

1995

Türkçe Açıklamalı Türkmen Atasözleri ve Bilmeceleri

Prof. Dr. Sapar Kürenov ile birlikte

1995

Türkçe Açıklamalı Özbek Atasözleri

Doç. Dr. İbrahim Yoldaşev ile birlikte

2008

Kırgızca-Türkçe-Rusça Konulu Sözlük

B. Sagınbayeva, İ. Şahin, E. Tölökova ile birlikte

Bütün Eserler
Arşiv

Foto Galeri

Kırgızistan’dan kareler — Burana’dan Song-Köl’e, boz üyden Tanrı Dağları’na.

Burana Kulesi · Balasagun
Song-Köl · Yaylada atlar
Boz üy · Yayla
Alay Dağları
Bozkır
Dağ geçidi
Karlı zirveler
Toktogul
Yeşil yamaçlar
Burana · Balasagun
Ala Arça
Tanrı Dağları

“İlim ve sanat, iltifat görmediği memleketten göç eder.”

İbn Sînâ · 980–1037

Arşivden

Videolar ve Söyleşiler

Televizyon programları, söyleşiler ve proje kayıtları.

Türkçeye gönül verenlerle…

Öğretim, yayın ve proje iş birlikleri için iletişime geçebilirsiniz.

İletişime Geç