100 yıl önce modaymış(!) bazı kavramlar, sözler... Meselâ; ittifak, müttefik... Birinci Dünya Savaşı'nda İttifak Devletleri ile İtilaf Devletleri vardı... Osmanlı Devleti'nin İttifak içinde olduğu devletler vardı; müttefikleri Almanya, Avusturya- Macaristan İmparatorluğu ülkeleri idi... "Onlar yenildi diye biz de yenik sayıldık" dediler bizim büyükler ama kazın ayağı başkaydı... Kimse asıl mevzudan, ihanetten, yenilgiden ve sebeplerinden çok da bahsetmedi... Yalnızca kendi ecdadına sövüp duran bir kuşak yetişme ideali(!) vardı...
İngiliz, Fransız ve kuyruğundaki pekçok ülke "İtilaf" yani "telef etme" gayesindeki ülkeler ise dünyayı esasen insanlığı telef ettiler... Milyonlarca insan öldü... Bunca insanın katilleri olan ülkeler nedense hiç düşman sayılmadı, emperyalist İngilizler ya da kan dökenkâtil sürüsü Fransızlar diyen kitabımız olmadı uzun yıllar... Tek düşman İngiliz piyonu komşu çorbacı idi... Arkasındakiler yüksek uygar(!) halklar idi...
İkinci Dünya Savaşında da aynı kafadaki faşist, emperyalist ve câni bir yapının hâkim olduğu dünyaya barış yerine 100 milyona yakın insanı katleden katiller sürüsü hâkim oldu... Ondan sonra da o katiller insan hakları evrensel beyannamesi ile avuttular dünyayı ve insanlığı... Avrupa, Asya'nın her yerinde, Afrika'da, Lâtin Amerika'da kan döken katiller sürüsü başka ittifaklar ya da kiralık katilleriyle, vekalet savaşlarıyla masasına erişmeye çalışıyor. Neden acaba? Türk ve İslâm toplumlarının hâmiliğini re'sen üstlenen başka hiçbir millet ya da devlet yok. Neden? 1991'den önce SSCB döneminde Türk dünyasının bağımsızlığı için mücadele eden Türk milliyetçileri haklı davasının karşılığını aldı... Slav egemenliğini ve hakimiyetini lütuf sayan "iç komünistler"in 1991'den sonra nasıl ağladıklarına şâhidim...
Onlar marksist-leninist "slav" yanlısı veya maocu çiyanların yanlısıyken şimdi Wampir devletin ve o zihniyetin yanındalar hatta içindeler... Hiç şaşırmadık... Onların müttefiki olmaktan hiç de gocunmadıkları ortada...
İttifaklar (birlikler) barış, huzur ve esenlik içinde insanların bilim, eğitim, sanat, medeniyet, ekonomi alanında gelişmişlik seviyesini artırmak için oluşturulur...
İç komünistler hiç öyle yapmadılar... Yalnızca kendilerini seçmeyenlere rağmen, halka rağmen halk için(!), muktedir olanı alaşağı etmek, millet iradesiyle seçilmiş olanı yenmek için ama yalnızca yenmek için ittifak kurmayç kültürü oluşturdular... Yazık ama... Şimdi kendileri iyi ki seçilmemiş bu adam diyorlar... Bir başka ittifak için yağlı, sabunlu, muzlu zemine çağrıları var...
Dünyada ittifaklar millî karakter taşırsa, başkalarına düşmanlık için kurulmayıp yalnızca kendi milletinin menfaatlerini korumak için ve mazlumları zalimlerden muhafaza ve himâye etmek için kurulursa ebedî olur, evrensel bir değer hâline dönüşür... Şerde ittifak edilmez...
Tarihe not düşmek için diyoruz ki... 12 Kasım 2021'de İstanbul Anlaşmasıyla kurulan Türk Devletleri Teşkilatı 21.yüzyılda Türk devrinin başlangıcı sayılır. Bu Teşkilat bütün Türk dünyasının menfaatlerini korumak, müreffeh bir gelecek oluşturmak gayesini gütmektedir... Şimdilik 6 devlet bir millet olsak da yakın gelecekte bu gönül coğrafyası dünyaya barış ve huzur getirecek güvenilir tek İttifak olacaktır...
Büyük Turan ülküsünün manevi mimarlarına, siyasi liderlerine, ilim ve irfan ehline, sanayi ve teknoloji uzmanlarına, isimsiz kahramanlarına sonsuz selamlar... 04.11.2023