Hâine hâin diyene kimin canı sıkılıyorsa, bundan rahatsızlık duyuyorsa bilin ki onun da o hâinden hiç de aşağı kalır yanı yok demektir... "Türkiye, Azerbaycan'a maalesef yardım ediyor" diyen eblehe..."Libya'da, Suriye'de ne işimiz var?diyen ve bunu da alkışlayan pespâye takımına...
Karabağ'da 44 Günlük Savaş esnasında kendi topraklarını azat etmeye çalışan Azerbaycan'a Kanadalı firma Bayraktar SİHA'lara kamera satmayı durdurunca içimizdeki "Oh be!" diyen alçaklara...
Geçen hafta 9 saat süren operasyon sonucu Karabağ'dan lüks arabalarıyla asıl yerine gitmeye çalışan ermenilere ağıt yakan ama Azerbaycan Türk'ü kız evladın derisini yüzen insandan başka en aşağılık varlığa ve onu tek kelime etmeyen ağlaklara... Dünyaca ünlü aktörün son rolünü de gördük. Kendi dindaşının teri soğusa sahip çıkar ama zulme uğrayan, eziyet çeken, kanı dökülen Azerbaycan Türk'ü, Suriyeli Türkmen yahut Afganistan'daki Özbek kardeşimiz, Bosna'daki, Filistin'deki Müslüman olunca yok gözleri görmez, kalbi ve zihni ahlâktan, merhametten ve vicdandan mahrum olanlara... Altın Portakal Film festivalinde fetö propagandası yapanlara sahip çıkan döküntülere... Sırf düşünce özgürlüğü diyerek bir şey demeyelim ha!
Hâinliği tescil edilmiş yahut vatana ve millete ihanetten hüküm giymiş olanlara emekli maaşı dâhil olmak üzere başka bir yoldan kazanç sağlamasına dahi müsaade edilmemelidir.
Bir de İHA ve SİHA hâlâ sorgusuz olarak dağda gördüğünü vuruyor diyen, Türk askerini iftiralarla tahkir etmeye çalışana hâlâ maaş verilmesi bile demokrasi çerçevesinde değerlendirilemez. Ceza hukukuna bir hüküm konmalıdır ve müeyyidesi de ağır olmalıdır... Yarın TBMM'nin ilk işi bu olsun!
Yeter artık!!!