Aşk ve sır dolu bir sanat olan ebru, kökleri yüzlerce yıl eskilere giden bir Türk sanatı olarak Türkistan'da doğduğu tahmin edilmektedir. Bilinen ilk adı Çağatay Türkçesinde "ebre" olan bu sanat İpek Yolu ile İran'a geldi. Ebri (bulutumsu) ya da ebru (âb-rû: su yüzü) adını almıştır. Anadolu'da ebrû olarak anılan sanat, tarihimiz içinde geliştirildi, yaygın olarak kullanıldı.XVII. yüzyılın başlarında Türk kâğıdı adıyla Avrupa'ya gitti e bu isimle anıldı...
Kırgızistan Türkiye Manas Üniversitesinin konuğu olarak gelen ebru sanatçısı Mimar Sinan Üniversitesi Öğretim Görevlisi Hikmet Barutçugil ile Suna Koçal'ı ağırlamaktan ve onlarla tanışmaktan mutluluk duyduk.
Kendi eserlerinden hediye ettikleri lâle resmi ve ebrunun tarihini anlatan kitap bugünün en güzel sürpriziydi... Özenle ömür boyu muhafaza edeceğim...
T.C. Bişkek Büyükelçiliği Kültür ve Tanıtma Müşaviri sayın Alpaslan Akıncı'nın davetiyle gelen sanatçılar 10 gün boyunca öğrencilere, akademik personele, meraklılara ebru sanatından örnekler sundular... Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencilerine ve isteklilere kurs verdiler...
Biz de bu akşam misafir ettik... Teşekkürler... Hikmet Barutçugil ve Suna Koçal...“İlim ve sanat; itibar görmediği memleketten göç eder.” İbni Sina (0980-1037)
Sanata ve sanatçıya itibar etmek insanlık vazifesidir... Ülkesi ve milleti için, maddî ve manevi kültür değerlerinin yaşatılması için el emeği göz nuruyla sanat icra edenlere selâm olsun!