Sen eğer bizim tarlanın ekini, bağın üzümü; bahçenin ağacı, meyvesi, gülü, çiçeği, değilsen mutlaka deve dikenisindir.
Sen bizim evin reisi, şefkatli anası, konağın asil atası, valide sultanı, babası, gelini, evladı değilsen muhtemelen dış kapının mandalısındır.
Sen bizim gülistanının gülü, bülbülü, âşığı değilsen mutlaka karşı yamacın kargasısındır.
Sen bizim gönül köprüsünün halatı, direği değilsen kesinlikle öte geçenin dümensiz kayığı, ipsiz salısındır.
Sen bizim ocağın çırası, ateşi, külü değilsen muhtemelen "yol geçen hânı"nın maşasısındır.
Sen bizim destanımızın kahramanı, yanık türkümüzün mısrası, şarkımızın nağmesi değilsen kesinlikle sirtaki tabağısındır.
Sen bizim memleketin gözü, kulağı, sesi değilsen mutlaka müstevlillerin borazanısındır.
Sen bizim yaylanın kınalı kuzusu, afacan oğlağı, kurbanlık koçu, ihtişamlı tekesi değilsen kesinlikle başka çobanların itisindir...
Sen bizim göklerin ayı güneşi, yüce dağların karı, ırmakların suyu, denizlerin tuzu değilsen başka körfezlerin atığısındır.
Sen bizim şehrin bilgesi, bucağın yiğidi, köyün delikanlısı değilsen karanlık dehlizlerin pespâyesisindir...
Sen, İslam'ın sancaktarı, Türk'ün cengâveri, aziz vatanın serdarı değilsen emperyalist vampirlerin kulu esirisindir...
Eğer sen ilmin yılmaz neferi, irfanın hizmetkârı, adaletin ve hakikatin müdafii, öz yurdunun ve medeniyetinin taraftarı değilsen kesinlikle efendilerinin mankurtusundur.
Eğer sen erdemden, ahlâktan, iyilikten, vefadan bihabersen düşmana gerek yok;
sen onulmaz bir zır cahilsindir. 04.04.2023. Tanrı Dağları