Türkiye'de olsaydım bugün ne yapmak isterdim?" diye düşündüm. Bilindik, alışılmış işlerin dışında bahçeyle uğraşmak, evin etrafının peyzajıyla gün geçirmek, bir yaylaya ya da ormana gidip sessizlik senfonisini dinlerken sabâ makâmından sûzidil saz semâisine geçişin inceliklerini düşünmek isterdim. Yanımda kalem, kâğıt, kitap olurdu mutlaka... Semaverde demli çay da iyi gider hani... Babam yanı başımda bulmaca çözerken arada bir sessizce seslensin bana... "Bir bardak daha çay doldur oğlum"...desin... Ardından Kur'an'dan rast makamında Fetih suresini okurken alsın beni karşısına... Huşu içinde saatler geçsin...
Sonra lezzetlerden lezzetler beğensek... Hasan abimin Gençosman'la muhabbetinden nasiplensek... Oğlum Osman ise "Hayaline ve Hep Sana Doğru" şiirini okusa... Kardeşim Mustafa'yla çocukluk döneminde gezdiğimiz orman ve kayalıkları cılga yollardan geçerek bir daha gezsek... Bizimle büyüyen ağaçları sevsek, menekşeleri, çiğdemleri, nevruz ve yayla çiçeklerini bir bir koklasak...
Gün batımında dönüp geldiğimizde "Bizim Aile"nin bütün fertleriyle bir sofrada olsak... Küçük kardeşim Halit’in anlattığı ayrıntıda gizli; fark edilmeyen ama önemli yeni icatlardan, keşiflerden haberdar olsam... Zekâ ve mantık soruları ile meşgul olsam... Yeğenlerim Sinan'a ve Salih'e çocukluk hallerini anlatsam da gülsek biraz...
Mangal- kömür işlerini sevmem, üniversite dışında kalabalık ortamları ve gürültüyü hiç sevmem...
Bizimkisi de hayal işte... Ramazan sonrası için güzel bir hayal değil mi? Binlerce öğrencimizin arasındayken kalabalıktayım demem... Ya siz nerede ve kimlerle olmak istersiniz?