Akşam gün batımı esnasında bizim büyük ailenin bütün fertleri sofradaydık. İyi bir radyo dinleyicisi olan dedem 19:00 ana haber bültenini TRT Ankara Radyosundan dinlemek üzere herkesi sükunete davet etti. Spikerin "Haberleri veriyoruz. Önce özetler" dedikten sonra ünlü halk ozanımız Âşık Veysel Şatıroğlu 79 yaşında bugün hayata gözlerini yumdu." sözleri henüz ilkokul ikinci sınıf öğrencisi olarak bende büyük bir hüzün oluşturdu. Etrafıma baktığımda dedemin ve o gün şehirden gelen babamın, yanında oturan Nazım amcamın da üzüldüklerini fark ettim. Akşam çorbasına iştahla kaşık sallayan bizim büyük ailenin kendi dünyalarında olan küçükleri (amca kızı Emine, kardeşim Mustafa ve Fatma, amcaoğlu İlhan ve beşikteki bacım Sultan) cıvıl cıvıl hareketlerine devam ediyorlardı. Akşam namazı sonrasında Âşık Veysel'in hayatı yine radyodan kendi sesinden verildi. "İki kapılı bir handa gidiyorum gündüz gece" sözünün anlamını o gece dedemden öğrenmiştim. Ertesi gün sabah okulda andımızı okuduktan sonra derse başlamadan köyden ve yurttan havadisler kısmında Âşık Veysel'in vefat ettiğini söylediğimde İrfan Güler öğretmenimin de o anda haberdar olduğunu anladım. Lojmandan radyoyu getirmem için beni gönderdi. Perihan yengemiz şaşırdı, ne oldu acaba? diye merak içinde olduğunu, okula hiç radyo götürmeyen adam neden ister ki? dedi.
Âşık Veysel'in türküleriyle ve onu anlatan konuşmalar uzayıp gitti o gün. "Benim sâdık yârim kara topraktır..." dedikten sonra radyoyu kapattı. Gözleri çok küçük yaştan itibaren görmeyen Âşık Veysel'in fotoğrafını da hiç görmemiştim. Çiçek hastalığının görme kaybına sebep olduğunu öğretmenimiz anlattı. Diğer gözünü de annesi süt sağarken ineğin boynuzuyla kazârâ kaybetmesi çok etkiledi bizi. Bir kaç gün sonra yine babamın şehirden getirdiği gazetede fotoğrafını gördüm. "Okuma yazma bilmezken nasıl aklında tuttu bu türküleri?' diye kendi kendime sordum hep çocuk aklımla.
Türk Âşık Edebiyatı şiirine ve Türk halk müziğine büyük bir katkısı oldu. Allah rahmet eylesin. Merhum Âşık Veysel'i keşfedip bütün Türkiye'ye kazandıran merhum Ahmet Kutsi Tecer'i de rahmetle anıyorum. Bugün Âşık Veysel'in türküleri dünyanın her yerinde değişik ülke ve milletlerin dilinde "Uzun ince bir yoldayım; gidiyorum gündüz gece..." diye haykıran Türk dünyası sanatçıları var... Türküleri ile yaşıyor büyük ozan...
Nevruz Bayramınız kutlu olsun.